
Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu (Valerian and the City of a Thousand Planets) 2017
Eğer 180 milyon dolarlık bağımsız bir bütçeyi Fransız bir çizgi roman tutkununun ellerine verirseniz ne olur? Cevap basit: Beyninizi renk cümbüşüyle yıkayan, göz bebeklerinizi tavan yaptıracak kadar büyüleyici ama bir o kadar da garip bir uzay operası elde edersiniz.
Luc Besson’un çocukluk hayali olan Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu (Valerian and the City of a Thousand Planets), tam olarak böyle bir çılgınlığın eseri. Kemerlerinizi bağlayın, çünkü bu yapım sizi tanıdık Hollywood formüllerinin çok ötesinde, rengarenk bir kaosa sürüklüyor.
Piyasada her gün birbirinin kopyası çizgi roman uyarlamaları izlemekten içiniz şişmedi mi? İşte tam bu noktada, devasa görsel bütçeli ama Amerikan ana akım kalıplarına sığmayan bir uzay macerası ilaç gibi gelebilir. Bu yapım, seyircisini derin felsefi sorgulamalarla boğmak yerine doğrudan gözlerine hitap eden, adeta dijital bir vizyon gösterisine dönüşüyor.
Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu Konusu Nedir?
Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu, 28. yüzyılda binlerce farklı türün yan yana barış içinde yaşadığı “Alpha” adlı devasa bir uzay istasyonunda geçiyor. Özel ajanlar Valerian ve Laureline, Alpha’nın kalbinde beliren ve tüm evrenin geleceğini tehdit eden gizemli bir karanlık gücü ortadan kaldırmakla görevlendirilir.
Ajanlarımız Valerian (Dane DeHaan) ve Laureline (Cara Delevingne), insanlık bölgesinin huzurunu korumakla görevli iki zamansal-uzaysal kolluk kuvveti. Ancak mesele sadece emirleri uygulamakla bitmiyor. Yok edilen cennet gibi bir gezegenin, inciler saçan o muazzam “Mül” ırkının kayıp tarihi ve Alpha istasyonunun askeri kademelerindeki kirli çarklar işin içine girince, olay basit bir kurtarma operasyonundan karmaşık bir evrensel entrikaya dönüşüyor.
Besson’un yarattığı evrende her köşe başı ayrı bir türün yaşam alanı. Ancak bu biyolojik çeşitliliğin ortasında, hikaye odağını kayıp bir medeniyetin hak arayışına çeviriyor. Film, bürokrasi ile vicdan arasındaki o dar patikada ilerlerken, kahramanlarımızı uzay katmanlarının en tehlikeli noktalarına fırlatıyor.
Görsel Şölen mi Yoksa Pahalı Bir Delilik mi? Luc Besson Evreninde Gezinti
Fransız yönetmen Luc Besson, zamanında Léon: Sevginin Gücü ile sinema tarihine altın harflerle kazınmış bir isim olabilir. Fakat onun tutkulu bilim kurgu aşkını en net gösteren proje şüphesiz bu çizgi roman uyarlaması. 1960’larda Pierre Christin ve Jean-Claude Mézières tarafından yaratılan “Valérian et Laureline” serisi, aslında günümüzde izlediğimiz pek çok ikonik uzay destanının atasıdır.
Filmin teknolojik gövde gösterisine hayran olmamak imkansız. Görsel efekt şirketleri Weta Digital, Industrial Light & Magic ve Rodeo FX aynı anda bu film için çalıştı. Sonuç? Görsel açıdan Avatar seviyesine göz diken, detay zenginliğiyle baş döndüren bir dünya. Özellikle filmin ilk yarısında yer alan “Big Market” (Büyük Pazar) sahnesine ayrı bir paragraf açmak şart.
Farklı bir boyutta var olan ve ancak özel gözlüklerle görülebilen yüz binlerce dükkanın yer aldığı bu boyutlar arası pazar konsepti, son yıllarda izlediğim en yaratıcı aksiyon sekanslarından biri. Bize bambaşka bir boyutlar arası alışveriş ve soygun tecrübesi sunan bu sahne, filmi tek başına bile ayakta tutmaya yetecek kadar zekice kurgulanmış.
Dane DeHaan ve Cara Delevingne Uyumu: Bir Kimya Laboratuvarı Kazası mı?
İşte filmin en çok tartışılan, sinema eleştirmenlerini ikiye bölen ve seyircinin aklında soru işareti bırakan kritik noktaya geldik: Başrol seçimleri. Dane DeHaan harika bir bağımsız film oyuncusu, Cara Delevingne ise ekrana çok yakışan güçlü bir aura. Ancak bir uzay operasının karizmatik, ukala ve deneyimli ana karakterleri olmaya uygunlar mıydı?
Valerian karakteri çizgi romanda daha iri yarı, kaslı ve klasik bir Amerikan kahramanı havasındayken, Dane DeHaan ekran başında sanki üç gündür uyumamış, lise son sınıf öğrencisi gibi duruyor. Karakterin sürekli Laureline’e evlilik teklif etmesi ve çapkın tavırları, DeHaan’ın tekinsiz ve melankolik oyunculuk tarzıyla biraz eğreti duruyor. İki oyuncu arasındaki flörtöz atışmalar bazen tatlı gelse de genelde tutkudan ziyade kuzen atışmasını andırıyor.
Yine de Cara Delevingne’in canlandırdığı Laureline karakteri, filmin omurgasını oluşturan asıl unsur. Soğukkanlı, zeki ve kriz anlarında kararları alan taraf olması, onu klasik “kurtarılmayı bekleyen kadın” klişesinden tamamen uzaklaştırıyor. Delevingne’in mimikleri ve perdeye yansıttığı özgüven, aksayan diyaloglara rağmen sahneleri kurtarmayı başarıyor.
Rihanna ve Ethan Hawke Sürprizi: Filmin Unutulmaz Yüzleri
Filmin orta yerinde öyle bir sekans var ki, “Ben az önce ne izledim?” diye ekran karşısında kalakalıyorsunuz. Şekil değiştiren bir uzaylı olan Bubble rolündeki Rihanna’nın dans sahnesi, filmin görsel olarak en tepe noktalarından biri. Birkaç dakika içinde kılıktan kılığa giren Rihanna, bu sahneyle filmin temposunu bir anda zirveye taşıyor.
Onun pavyon patronu rolündeki Ethan Hawke ise çıldırmış kostümü ve eksantrik oyunculuğuyla adeta rolden keyif aldığını hissettiriyor. Bu tarz küçük cameo ve yan karakter dokunuşları, hikayenin ritmi düştüğü anlarda izleyiciye harika bir enerji enjekte ediyor.
Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu Neden Gişede Battı?
Arama motorlarında sıkça karşılaşılan “Valerian niye batan filmler arasında?” sorusunun cevabı aslında Hollywood’un endüstriyel yapısında gizli. Film, ABD stüdyo sisteminin dışında çekilen en pahalı bağımsız film unvanına sahip. Ancak ne yazık ki gişede beklentilerin çok altında kaldı ve John Carter: İki Dünya Arasında gibi devasa bütçeli ama ticari hüsrana uğrayan yapımların yanına yazıldı.
Bunun ana sebebi, filmin senaryo tarafındaki tempo sorunları ve Amerikan seyircisinin alışık olmadığı o “Avrupai” anlatım tarzı. Aynı dönemde vizyona giren ve karamsar atmosferiyle dikkat çeken Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı gibi yapımların yanında, Valerian fazla renkli ve çocuksu bulundu. Bütçenin devasalığı göz önüne alındığında, pazarlama stratejisinin de ana akım kitleyi tam yakalayamadığı bir gerçek.
Az Bilinen Kamera Arkası Detayları (Trivia)
- 40 Yıllık Bekleyiş: Luc Besson, Valerian çizgi romanlarını ilk kez 10 yaşındayken okumuş ve aşık olmuş. Ancak görsel efekt teknolojisinin bu dünyayı beyaz perdeye aktaracak kadar gelişmesi için tam 40 yıl beklemesi gerekmiş.
- James Cameron Etkisi: Besson aslında senaryoyu seneler önce yazmıştı. Ancak James Cameron’ın Avatar filmini izledikten sonra yazdığı tüm senaryoyu çöpe atıp “Efekt standartları değişti, her şeye sıfırdan başlamalıyım” diyerek projeyi erteledi.
- Devasa Kostüm Gardırobu: Film için tam 2.000’den fazla benzersiz uzaylı ve insan kostümü tasarlandı. Bu durum, filmi bilim kurgu tarihinin en kapsamlı kostüm prodüksiyonlarından biri yapıyor.
Görsel Vizyon ve Senaryo Dengesi: Valerian’ın Artıları ve Eksileri
Bir filmi izlemeden önce tartıya koymak isteyenler için net, derli toplu ve abartıdan uzak bir bilanço çıkaralım:
Göz Alıcı Başarılar ve Görsel İhtişam
- Sınırsız Hayal Gücü: Alpha istasyonunun her bir sektörü (su altı dünyaları, gaz gezegenleri alanları) muazzam bir tasarım zekası içeriyor.
- Big Market Sahnesi: Sinema tarihine geçecek kadar özgün ve dinamik kurgulanmış bir aksiyon sekansı.
- Unutulmaz Renk Paleti: Karanlık, kasvetli distopyalardan sıkılanlar için cıvıl cıvıl, göz alıcı bir estetik sunuyor.
- Rihanna’nın Performansı: Görsel anlamda büyüleyici ve unutulmaz bir şov deneyimi.
Zayıf Karakter Dinamikleri ve Anlatı Kusurları
- Başrol Kimyası: Dane DeHaan ve Cara Delevingne arasındaki aşık romantizmi inandırıcı gelmekte zorlanıyor.
- Senaryodaki Odak Kaymaları: Görsel şölene o kadar odaklanılmış ki, ana hikaye zaman zaman ikinci plana düşüyor ve temposunu kaybediyor.
- Diyalog Kalitesi: Bazı sahnelerdeki replikler 90’ların ucuz çizgi filmlerinden fırlamış gibi klişe hissettirebiliyor.
Valerian’ı Kimler İzlemeli ve Kimler Beklentilerini Düşük Tutmalı?
Eğer hafta sonu şöyle arkama yaslanayım, beynimi çok fazla yormadan muazzam bir evren keşfedeyim diyorsanız, bu film tam size göre. Özellikle uzay operası, egzotik yaratıklar, renkli evrenler ve yüksek bütçeli görsel efekt sevdalıları kesinlikle kaçırmamalı.
Yeni bir film keşfetmek isterken, 2017 yapımları arasında görsel bir şölen arıyorsanız bu yapım mükemmel bir öneri olacaktır. Ancak beklentiniz sert bir bilim kurgu, karanlık bir mantık örgüsü veya büyüleyici bir derinlikse, film sizi bir noktada hayal kırıklığına uğratabilir. Bu yapım derin felsefelerden ziyade, bir lunapark treni gibi eğlence vaat ediyor. Ne izlemeli diye kararsız kaldığınız bir film gecesi için harika bir çerezlik görsel şölen.
Sizce Valerian Hak Ettiği Değeri Görmedi mi?
Şimdi söz sırası sizde sinefiller! Luc Besson’un bu devasa uzay masalı sizce zamanının ötesinde bir görsel başyapıt mı, yoksa sadece pahalı ve patlamış bir Hollywood balonu mu? Dane DeHaan ve Cara Delevingne uyumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Aşağıdaki yorumlar kısmında buluşalım, filmi gömenlerle ve göklere çıkaranlarla kozlarımızı paylaşalım!
- Süre
- 137 dakika
- Platform
Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!
Burada bir sessizlik hakim... "Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.












