
Suikast Treni (Bullet Train) 2022

Kabul edelim, hayat bazen Tokyo’dan Kyoto’ya giden, içi aşırı özgüvenli tetikçilerle, tuhaf maskotlarla ve gereğinden fazla “kader” muhabbetiyle dolu bir hızlı trende mahsur kalmak kadar karmaşık. İşte 2022 yılının o bol gürültülü, bol kanlı ama bir o kadar da stil sahibi kaosu Suikast Treni (Bullet Train), tam olarak bu hissi vadediyor. Eğer hafta sonu akşamında zihninizi biraz dinlendirmek, görsel bir şölenin içine düşmek ve “Bu karakterin derdi ne?” diye düşünürken kendinizi bir anda kahkaha atarken bulmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Bu film, klasik bir aksiyon klasiği değil, daha ziyade Tarantino’nun biraz daha renkli ve Japonya pop kültürüyle kafayı bozmuş bir kuzeni gibi.
Suikast Treni: Bir Tren Yolculuğundan Daha Fazlası
Yönetmen koltuğunda David Leitch oturuyor. Kendisinin aksiyon dünyasına olan hakimiyetini John Wick ve Deadpool’dan hatırlarsınız, adamın elinden çıkan işlerde bir ritim, bir koreografi kesinlikle var. Leitch, Suikast Treni’nde de aynı çizgiyi koruyor. Film, Uğur Böceği kod adlı, aşırı şanssız ama aslında çok şanslı (felsefe burada başlıyor) bir tetikçinin –yani Brad Pitt’in– basit bir çanta çalma görevini yerine getirmeye çalışırken, trendeki diğer yedi suikastçıyla kafa kafaya gelmesini konu alıyor. Konu kulağa basit mi geliyor? Sakın kanmayın. Film, hikaye anlatımındaki o kendine has kurgu tarzıyla, “ne izlemeli” diye aratanların karşısına çıkan en eğlenceli seçeneklerden biri.
Karakterler o kadar iyi işlenmiş ki, kimi seveceğinize karar veremiyorsunuz. İkizler, Limon ve Mandalina (Tangerine ve Lemon), filmin kalbi diyebilirim. Thomas the Tank Engine üzerinden kurdukları o absürt arkadaşlık, aksiyonun orta yerinde bile size derin bir insanlık portresi sunuyor – evet, ciddi söylüyorum, bir lokomotif üzerinden hayat dersi alabileceğiniz nadir filmlerden biri.
Görsel ve İşitsel Bir Kaos Senfonisi
Bullet Train sadece bir dövüş filmi değil, bu bir estetik patlaması. Neon ışıklarının, dar koridorların ve hızla akıp giden manzaranın oluşturduğu atmosfer, izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Kamera açıları o kadar dinamik ki, yerinizde durmanız zorlaşıyor. Müzik seçimleri ise apayrı bir konu, Japonca pop klasikleri, eski usul parçalar ve aksiyon sahneleriyle birleştiğinde ortaya çıkan o “uyumsuz uyum”, filmin ruhunu yansıtıyor. En iyi filmler listelerinde aksiyon kategorisinde kendine yer bulmasının temel sebebi, sadece şiddet içermesi değil, o şiddeti bir bale gösterisi gibi sunmasıdır.
Peki, teknik açıdan film bize ne sunuyor? Gelin, artı ve eksileri bir kenara bırakıp objektif bir bakış atalım:
- Güçlü Yanları: Brad Pitt’in komedi zamanlaması mükemmel. Renk paleti o kadar canlı ki izlerken gözleriniz bayram ediyor. Diyaloglar, karakterlerin birbirini iğnelediği kısımlarda fazlasıyla zekice yazılmış.
- Zayıf Yanları: Filmin son perdesi biraz fazla abartılı mı? Belki. Bazı karakterlerin motivasyonları, hızlı aksiyonun gölgesinde biraz basitleşmiş olabilir. Eğer “gerçekçi bir polisiye” arıyorsanız, bu film size göre değil.
Kimler İzlemeli, Kimler Uzak Durmalı?
Eğer 2022 yılı filmleri arasında eğlenceli ve stres attıracak bir yapım arıyorsanız, Suikast Treni sizin ilacınız. Özellikle Kapışma tarzı filmleri seviyorsanız, karmaşık kurgudan ve “herkesin birbiriyle bağlantılı olduğu” hikayelerden hoşlanıyorsanız bu film sizi tatmin edecektir. Ancak, “Ben oturayım da derin felsefi çıkarımlar yapayım, yavaş ilerleyen sanat filmi izleyeyim” diyorsanız, bu tren sizin istasyonunuzda durmayabilir.
Bu film neden önerilebilir? Çünkü aksiyonun içine mizahı yerleştirirken bunu dozunda yapıyor. Ayrıca günümüz sinemasında görmeye alıştığımız “ciddiyetten patlayacak” aksiyon filmlerine nazaran, kendine gülmeyi bilen bir yapısı var.
Kamera Arkasından İnciler
Filmin en sevilen detaylarından biri olan o ünlü “Thomas the Tank Engine” (Thomas ve Arkadaşları) referansları, aslında senaryo aşamasında karakterlerin kişiliklerini tanımlamak için eklenmiş bir detay. Üstelik filmdeki dövüş sahnelerinin neredeyse %90’ı, oyuncuların bizzat kendileri tarafından –dublör desteğiyle de olsa– büyük bir titizlikle çalışıldı. Brad Pitt, filmdeki sahnelerinin büyük çoğunluğunu kendi gerçekleştirdi, bu da aksiyonun neden bu kadar “gerçek” hissettirdiğini açıklıyor.
Sözü Size Bırakıyoruz
Kısacası, Suikast Treni kendi türü içerisinde bir başyapıt iddiasında değil belki ama “film izle” araması yaptığınızda karşınıza çıkan en “keyifli” sonuçlardan biri olacağı kesin. Brad Pitt’in o salaş tarzı, trenin dar koridorlarındaki kanlı dans ve arkada çalan absürt şarkılar… Her şey bir bütün.
Peki ya siz? Sizce Brad Pitt’in canlandırdığı Uğur Böceği karakteri gerçekten şanssız mı, yoksa evrenin en şanslı adamı mı? İzledikten sonra favori karakterinizin Limon mu yoksa Mandalina mı olduğunu (ve neden Limon olduğunu) yorumlarda bizimle paylaşın. Belki de trende gözden kaçırdığımız bir detay vardır, kim bilir? Yorumlarınızı bekliyoruz, tartışalım!
- Yönetmen
- Süre
- 127 dakika
- Ülke
- Yıl
- Nerede İzlenir
Suikast Treni Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!
Burada bir sessizlik hakim... "Suikast Treni" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.






