
Glass 2019
Çizgi roman kurgularının dev bütçeli patlamalarla, taytlı kahramanların dünyayı kurtardığı CGI şovlarıyla doldurulduğu bir dönemde, M. Night Shyamalan çıkıp masaya elini vurdu. Süper kahraman janrını renkli sirk çadırlarından alıp soğuk, kasvetli ve rasyonel bir akıl hastanesinin gri duvarları arasına hapsetmek her yönetmenin cesaret edebileceği bir delilik değildi. Glass, tam olarak bu deliliğin ve yirmi yıla yayılan benzersiz bir sinematik vizyonun nihai hesaplaşma noktası olarak karşımıza çıkıyor.
Eğer ana akım Hollywood formüllerinden sıkıldıysanız ve bu akşam ne izlesem diye düşünüyorsanız, karşımızda duran yapım alışılagelmiş kalıpları kırmak için biçilmiş kaftan. Ancak emniyet kemerlerinizi sıkı bağlayın, çünkü bu film bildiğiniz anlamda bir süper kahraman kapışması sunmuyor, doğrudan kahramanlık kavramının zihinsel temellerini sorgulatıyor.
Glass Filmi Konusu Nedir ve Unbreakable Üçlemesini Nasıl Tamamlıyor?
Glass filmi, Unbreakable ve Split yapımlarının kesişim noktasında, kendilerini çizgi roman karakteri sanan üç farklı zihnin bir akıl hastanesinde kilitlenmesini ve psikiyatrist Dr. Ellie Staple tarafından tedavi edilme süreçlerini konu alır. Güvenlik görevlisi David Dunn, 24 farklı kişiliğe sahip Kevin Wendell Crumb ve cam kemik hastası dahi Elijah Price, kendi varlıklarının sınırlarıyla yüzleşirken izleyiciye sıra dışı bir dekonstrüksiyon sunulur.
Shyamalan’ın yeteneklerini sergilediği bu yapımda, fantezi ile gerçeklik arasındaki çizgi tamamen belirsizleşiyor. 2000 yapımı Ölümsüz (Unbreakable) ile başlayan ve 2017 yapımı Parçalanmış ile bambaşka bir boyuta evrilen bu evren, nihayet tüm taşların yerine oturduğu devasa bir satranç tahtasına dönüşüyor. Yönetmen, izleyiciye şov dünyasının parıltısını değil, inancın ve zihinsel sınırların yarattığı o tekinsiz atmosferi aşılıyor.
Süper Kahraman Mitosunun Dekonstrüksiyonu: Sinemada Bir Devrim mi?
Çizgi roman dünyasının klişelerini altüst etmek denince akla gelen ilk işlerden biri Watchmen tarzı karanlık anlatılardır. Shyamalan ise bu dekonstrüksiyonu bir adım öteye taşıyor. Kahramanların pelerinler takıp gökyüzünde süzüldüğü evrenlere bir başkaldırı olarak, insan zihninin inandığı takdirde neleri başarabileceğini veya kendini nasıl sınırlayabileceğini tartışmaya açıyor.
Film boyunca “Bu insanlar gerçekten doğaüstü güçlere mi sahip, yoksa sadece ağır bir hezeyan mı yaşıyorlar?” sorusu zihninizi tırmalıyor. Dr. Staple karakterinin sunduğu rasyonel açıklamalar, izleyicinin de kendi inancını sorgulamasına sebep oluyor. Bir tarafta beton blokları kaldıran bir Canavar, diğer tarafta su borularının bükülmesini basit bir metal yorgunluğuna bağlayan tıp bilimi var. İşte bu çatışma, filmin en büyük dinamizmini oluşturuyor.
Şayet süper güçlerin kökenini daha gerçekçi ve bocalayan karakterler üzerinden okumayı seviyorsanız, tıpkı Doğaüstü filminde olduğu gibi, insan psikolojisinin bilinmezliklerine sürüklendiğiniz bir anlatı sizi bekliyor. Yönetmen, çizgi roman panellerini birer kutsal metin gibi ele alırken, modern tıp doktrinlerini de antagonist konuma yerleştiriyor.
Oyunculuk Performansları: James McAvoy Çıldırmış Olmalı mı?
James McAvoy’un sergilediği oyunculuk şovu için ne söylese az kalır. Tek bir sahnede, göz kırpma süresi içinde beş farklı kişiliğe bürünen bir aktörü izlemek muazzam bir deneyim. Hedwig’in çocuksu saflığından Patricia’nın soğukkanlı otoritesine, oradan da Canavar’ın vahşi hayvansallığına geçişleri öyle doğal ki, insan izlerken büyülenmekten kendini alamıyor.
Bruce Willis, yaşlanmış ve yorulmuş David Dunn (Güvenlik) rolünde o hüzünlü ve kararlı duruşunu harika koruyor. Samuel L. Jackson ise filmin ikinci yarısına kadar neredeyse tek bir kelime etmeden, sadece gözleriyle Elijah Price’ın o ürpertici zekasını ve manipülatif gücünü hissettirmeyi başarıyor. Üç dev isimmin aynı odadaki sözel ve zihinsel düelloları, aksiyon sahnelerinden çok daha yüksek bir gerilim vaat ediyor.
Glass Filmini Ne Zaman ve Neden İzlemelisiniz?
Hafta sonu için kaliteli bir yapım arayışındaysanız ve sıradan patlamalı aksiyonlardan gına geldiyse, bu yapım kesinlikle radarınızda olmalı. 2019 yılı filmleri arasında sinema anlatısı açısından en çok tartışılan, seyirciyi ikiye bölen ama asla kayıtsız bırakmayan nadir eserlerden biridir.
Eğer psikolojik derinliği olan, karakter odaklı gerilimlerden hoşlanıyorsanız bu eser tam size göre bir tavsiye olacaktır. Zihinsel rahatsızlıklar ile olağanüstü yetenekler arasındaki o ince çizgide yürüyen kurgu, Kimlik gibi klasikleri seven izleyicileri de fazlasıyla tatmin edecek detaylar barındırıyor.
Bu yapımı izlerken yapmanız gereken tek şey, beklentilerini devasa stadyum dövüşlerinden veya dijital efekt cümbüşünden uzak tutmak. Bu bir zeka oyunu, diyalogların ve renk sembolizminin hakim olduğu bir sinematik bulmaca.
Çizgi Roman Dehası mı Yoksa Hayal Kırıklığı mı?
Her Shyamalan filminde olduğu gibi, bu yapımda da izleyiciyi sarsacak tercihler ve radikal kararlar mevcut. Filmin sunduğu atmosferi ve hikaye anlatımını daha net değerlendirebilmeniz için güçlü ve zayıf yönleri şu şekilde sıralayabiliriz:
Eserin Öne Çıkan Sinematik Başarıları
- Muazzam Oyunculuk Kadrosu: James McAvoy’un bambaşka seviyedeki performansı ve Samuel L. Jackson’ın karizması filmi tek başına sırtlıyor.
- Renk Sembolizmi: Yeşil (umut/güvenlik), mor (ego/delilik) ve sarı (takıntı/canavar) renklerinin sahne tasarımlarına ve kostümlere mükemmel şekilde yedirilmesi.
- Gerçekçi Yaklaşım: Çizgi roman mitolojisini hastane koridorlarına ve psikolojik analizlere indirgeyen özgün senaryo.
- Aksiyon Rahatsızlığı: Dövüş sahnelerinin estetik değil, tam aksine hantal, çiğ ve gerçekçi hissettirmesi.
Eleştiri Alan Anlatı Tercihleri
- Tempo Dalgalanmaları: Orta bölümlerde hastane odasında geçen diyalogların süresinin uzaması ritmi zaman zaman düşürebilir.
- Beklentiyi Yıkma Israrı: Büyük bir final savaşı bekleyen izleyiciler için sunulan antromorfik ve minimalist kapanış hayal kırıklığı yaratabilir.
Kamera Arkasından Az Bilinen Detaylar
Shyamalan, Unbreakable filminden kalan ve o dönem kullanılmayan bazı silinmiş sahneleri, flashback olarak bu filme dahil etmiştir. Böylece Bruce Willis ve Spencer Treat Clark’ın 19 yıl önceki hallerini hiçbir dijital gençleştirme teknolojisi (CGI) kullanmadan, tamamen orijinal görüntülerle izleme şansı yakalıyoruz. Ayrıca filmdeki Pembe Oda sahneleri, psikolojik baskıyı hissettirmek adına özel bir renk paletiyle tasarlanmıştır.
Glass Hangi Sinefil Kitleyi Hedefliyor?
Eğer siz de Marvel veya DC kalıplarından bıkmış, “Gerçek dünyada bir süper kahraman olsaydı ne olurdu?” sorunun peşine düşen bir sinefilseniz, bu yapım arşivinizde bulunmalı. En iyi filmler listenize girer mi bilinmez ama kesinlikle zihninizi uzun süre meşgul edecek bir deneyim sunduğu aşikar.
Film, sabırlı seyirciyi seven, detaylara önem veren ve kurgudaki küçük ipuçlarını birleştirmekten hoşlanan kitleye hitap ediyor. Bireysel yalnızlık, toplumun sıra dışı olanı bastırma dürtüsü ve inancın gücü gibi temalar senaryonun kılcal damarlarına kadar işlenmiş durumda. Bu yüzden hızlı tüketilen bir çerezlik film değil, üzerine kafa yorulması gereken bir eser duruyor karşımızda.
Sizce de günümüz sinemasında riski göze alan, seyircisini şaşırtmak uğruna gişe garantilerini çöpe atan yönetmenlere daha çok ihtiyacımız yok mu? İşte bu film, o cesaretin en somut kanıtlarından biri.
Shyamalan’ın Radikal Final Kararları Üzerine Bir Tartışma
Elinizde üç dev karakter, yirmi yıllık bir külliyat ve devasa bir beklenti var… Shyamalan ise tüm bunları alıp bildiğimiz tüm ticari kuralları çöpe atarak kendi bildiğini okuyor. Kimileri için bu bir dahi cesareti, kimileri içinse kendi ayağına sıkmak. Peki ya sizce?
Siz bu üçlemenin finalinden tatmin oldunuz mu, yoksa Canavar ile Güvenlik Görevlisi’nin bir gökdelenin tepesinde kapışmasını mı tercih ederdiniz? Yorumlarda buluşalım, bu zihinsel hesaplaşmayı birlikte masaya yatıralım! Platformumuzda gezinmeye devam ederek farklı yapımlar için hazırladığımız öneri listelerine de göz atmayı unutmayın.
- Yönetmen
- Süre
- 129 dakika
- Ülke
- Yıl
- Tempo
- Nerede İzlenir
Glass Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!
Burada bir sessizlik hakim... "Glass" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.






