Doğaüstü

Elinizde süper güçler olsa ne yapardınız? Muhtemelen birçoğunuz dünyayı kurtarmayı, banka soymayı ya da en azından uçan bir arabayla işe gitmeyi hayal ediyorsunuzdur. Peki, o güçler aslında sizi bir süper kahraman değil de, kendi iç dünyasının karanlığında kaybolmuş, yaralı bir ergen yapsaydı? 2012 yılında vizyona giren ve düşük bütçesiyle gişede adete tokat etkisi yaratan Chronicle (Doğaüstü), tam da bu soruya, o alıştığımız parıltılı Marvel estetiğinden çok uzak, ham ve tekinsiz bir cevap veriyor. Eğer “bugün ne izlemeli?” diye kara kara düşünüyorsanız, sizi ergenlik sancıları ile sınırsız gücün çarpıştığı o kaotik dünyaya davet ediyorum.
Süper Güçlerin En “Gerçekçi” Hali
Found-footage (buluntu film) türü bir dönem o kadar ayağa düşmüştü ki, titrek kamera görüntüsü görünce kusmamak için kendimizi zor tutuyorduk. Ancak Chronicle, bu türün hakkını veren nadir yapımlardan biri. Hikâye, birbirine hiç benzemeyen üç gencin, yer altında buldukları gizemli bir şeyden sonra telekinetik güçler kazanmalarını konu alıyor. Başlarda bu güçleri “havada bir beyzbol topu sektirmek” veya “şakadan insanları ürkütmek” gibi eğlenceli işler için kullanıyorlar. Ancak film ilerledikçe hava değişiyor, atmosfer ağırlaşıyor ve biz “büyük güç büyük sorumluluk getirir” klişesinden uzaklaşıp, “büyük güç büyük bir zihinsel çöküşü tetikleyebilir” gerçeğiyle yüzleşiyoruz.
Yönetmen Josh Trank, henüz “yolun başındayken” çektiği bu filmle, süper kahraman mitini aşağı indirip sokağa, lise koridorlarına ve aile içi şiddetin soğuk yüzüne bırakıyor. Bu film, bir Yaşam Şifresi tadında gerilim arıyorsanız veya 2012 yılı yapımlarını keşfetmek istiyorsanız, kesinlikle atlanmaması gereken, türün standartlarını yıkan bir başyapıt adayı.
Karakter Analizleri: İyiler ve Kötüler Nerede?
Filmin başarısının arkasındaki ana etken, karakterlerin gri alanlarda dolaşmasıdır. Andrew (Dane DeHaan), babasından şiddet gören, okulda dışlanan ve kamerasıyla dünyayı dışarıdan izlemeyi tercih eden o “görünmez” çocuk. Onun yaşadığı dönüşüm, aslında bir insanın köşeye sıkıştırıldığında nasıl bir canavara dönüşebileceğinin çok sert bir göstergesi. Matt (Alex Russell) ise daha mantıklı ve dengeli olan, ahlaki pusulasını kaybetmemeye çalışan karakteri temsil ediyor. Steve ise herkesin arzuladığı o “popüler çocuk” imgesini yansıtıyor. Bu üçlü arasındaki dinamik, filmi basit bir bilim kurgu olmaktan çıkarıp psikolojik bir drama evriltiyor. Dövüş Kulübü gibi karakterin zihinsel parçalanışını konu alan yapımları seviyorsanız, Chronicle’ın alt metnindeki o çaresizliği iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Görsel ve İşitsel Şölen: Titrek Kameralar ve Kaos
Filmin görsel dili tamamen “kamera” üzerine kurulu. Karakterlerin ellerinde taşıdıkları kameralar, güvenlik kayıtları ve hatta havada uçan kameralar sayesinde, kendinizi olayların tam ortasında, neredeyse bir katılımcı gibi hissediyorsunuz. İşitsel olarak ise film, abartılı orkestra müziklerinden ziyade, çevresel sesleri ve karakterlerin nefes alışverişlerini ön plana çıkararak gerilimi diri tutuyor. Atmosfer, başlangıçta aydınlık ve umut doluyken, final sahnesine doğru yerini gri, sisli ve yıkıcı bir görselliğe bırakıyor.
Chronicle Hakkında Bilmeniz Gerekenler
- Güçlü Yanları: Dane DeHaan’ın muazzam oyunculuğu, türün klişelerini yıkan senaryo, bütçesine göre oldukça başarılı görünen görsel efektler, karakter odaklı derinlik.
- Zayıf Yanları: Found-footage türünden nefret edenler için kamera hareketleri yer yer yorucu olabilir, bazı mantık hataları (kamera açısı sorgulatabilir) dikkat çekebilir.
Bu film izleme deneyiminde, her şey mükemmel değil belki ama hikâye anlatıcılığı o kadar samimi ki, hatalar gözünüze batmıyor bile. Filmi izlerken kendinize şu soruyu sormadan edemiyorsunuz: “Ben olsam o gücü ne yapardım? Onu yok etmek mi, yoksa ona hükmetmek mi?”
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer Akira gibi kült animeleri seviyorsanız, psikolojik derinliği olan bilim kurgu hikâyelerinden hoşlanıyorsanız veya süper kahraman filmlerinin o “herkesi kurtaran pelerinli adam” temasından sıkıldıysanız, bu film tam size göre. Bu bir tavsiye yazısı olsa da, filmi sevip sevmemeniz biraz da karanlık tarafa ne kadar yakın olduğunuzla ilgili. Distopik atmosferden hoşlananlar ve gençlik dramasıyla harmanlanmış süper güç hikâyelerine meraklı olanlar, Chronicle’ı mutlaka listenize eklemelisiniz.
Kamera Arkasından İki Küçük Detay
Biliyor muydunuz? Filmin o dönemki oldukça kısıtlı bütçesine rağmen, görsel efektler için çalışan ekip, District 9 gibi devrim yaratan yapımlardan ilham almıştı. Ayrıca Dane DeHaan, rolüne hazırlanırken karakterinin o içine kapanık ve ezilmiş ruh halini yansıtmak için çekimler boyunca setten arkadaşlarıyla sosyal mesafesini korumaya dikkat etmiş.
Son Söz: Sizce Haklı mıydı?
Chronicle, sadece süper güçlerle ilgili bir film değil, yalnızlıkla, öfkeyle ve “görülme” arzusuyla ilgili bir sinema şöleni. Belki de süper kahramanları değil, süper kahraman olmaya zorlanan insanları izlemek daha öğreticidir, ne dersiniz? Şimdi söz sırası sizde, bu tarz yapımları mı tercih edersiniz yoksa pelerinli kahramanların dünyasında mı kalmayı seviyorsunuz? Aşağıdaki yorumlar kısmında filmi eleştirin, tartışalım, bakalım karakterlerin motivasyonları konusunda hemfikir miyiz, yoksa herkes kendi adaletini mi arıyor?
Doğaüstü Filmi İçin Tepki Ver!
Doğaüstü Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!
Doğaüstü Filmi Yorumları
Burada bir sessizlik hakim... "Doğaüstü" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.

Doğaüstü Filmi İle Benzer İçerikler
Geri Bildirim




