
Doğaüstü (Chronicle) 2012
·
Elinize sınırsız bir tanrısal güç verseler ne yapardınız? Dünyayı kurtarmak mı, dünyayı yakmak mı yoksa süpermarketette kadınların eteklerini havalandırmak mı? Eğer 17 yaşında, okulda sürekli zorbalığa uğrayan, evde alkolik babasından dayak yiyen ve hasta annesinin ilaç parasını bulamayan sosyopat meyilli bir ergenseniz, cevap çok net: Dünyanın canına okumak! İşte 2012 yapımı Doğaüstü (orijinal adıyla Chronicle), Hollywood’un o parlak, taytlı ve ahlak abidesi süper kahraman masallarına suratının ortasına tekmeyi basan tam bir başyapıt.
Yönetmen Josh Trank ve senarist Max Landis’in elinden çıkan bu yapım, found footage (buluntu film) janrını telekinezi gibi uç bir bilim kurgu temasıyla evlendirerek zamanının çok ötesinde bir iş başardı. Eğer izleyecek film arayışınızda saatlerce kararsız kalıp “Bana gerçekçi, klişelerden uzak ve kafamı kurcalayacak bir şey lazım” diyorsanız, bu inceleme tam size göre.
Doğaüstü (Chronicle) Filmi Konusu Nedir?
Doğaüstü (Chronicle), lise çağındaki üç gencin yer altında keşfettikleri gizemli bir nesneye temas etmeleri sonucu zihin gücüyle maddeleri hareket ettirme (telekinezi) yeteneği kazanmalarını ve bu gücün kontrolsüzce büyümesiyle aralarından birinin karanlık tarafa geçerek tehlikeli bir tehdide dönüşmesini konu alır.
Hikayemiz, kendi kabuğuna çekilmiş ve yaşadığı her anı kameraya kaydetmeyi saplantı haline getirmiş Andrew Detmer (Dane DeHaan) merkezinde gelişiyor. Kuzeni Matt ve okulun popüler çocuğu Steve ile katıldıkları bir çılgın ev partisinde yer altında garip bir çukur bulurlar. Bu mağarada karşılaştıkları kristalize yapı, üçlüye yavaş yavaş gelişen devasa bir telekinezi gücü bahşeder. Ancak mesele şu ki, ellerine verdikleri bu dehşet verici yetenek, çocukların olgunlaşmamış beyinleriyle birleştiğinde ortaya bir kahraman değil, potansiyel bir kitle imha silahı çıkarır.
Yapım, ham gücün insan psikolojisi üzerindeki tahribatını o kadar soğukkanlı bir dille anlatıyor ki, olayların kontrolden çıktığı anlarda nefesinizi tutmak zorunda kalıyorsunuz. Günümüzün şişirilmiş dev bütçeli yapımlarına kıyasla sadece 12 milyon dolarlık mütevazı bütçesiyle yarattığı etki gerçekten şapka çıkarılacak cinsten.
Buluntu Film Tekniği ve Telekinezi: Görsel Bir Deha Örneği
Found footage türü genelde el kamerası sallantısından midemizi bulandırmasıyla bilinir. Fakat bu filmde yönetmen inanılmaz zekice bir içerik boşluğunu kapatmış. Andrew’un telekinezi yeteneği geliştikçe kamerayı eliyle tutmasına gerek kalmıyor, kamerayı zihniyle havada yüzdürmeye başlıyor! Bu durum sinematografik açıdan filme müthiş bir özgürlük kazandırmış.
Seyirci olarak hem olayların tam ortasındaki o çiğ, amatör kayıtlardan fırlamış gerçekçiliği hissediyoruz hem de bir bilim kurgu filminden beklediğimiz akıcı kamera açılarını elde ediyoruz. Aynı yıl vizyona giren ve yine gençlik kaosunu amatör kamera stiliyle ele alan Proje X gibi yapımlarla kıyaslandığında, kameranın anlatının bir parçasına dönüşmesi burada çok daha sanatsal bir seviyede.
Uçma sahneleri, bulutların arasında lego parçalarıyla oynamak kadar doğal hissettiriyor. Bilgisayar efektlerinin CGI çöplüğüne dönüştüğü günümüzde, 2012 yılı yapımı bir filmin görsel efektlerinin hâlâ bu kadar diri ve inandırıcı durması, yönetmenin dijital yerine fiziksel sınırları zorlamasından kaynaklanıyor.
Süper Güçlerin Psikolojik Maliyeti: “Apex Predator” Karmaşası
Filmin kalbi kesinlikle Dane DeHaan’ın muazzam bir performansla hayat verdiği Andrew karakterinde atıyor. İçine kapanık, sürekli ezilen ve travmalarla büyüyen bir çocuğun eline bir anda kıyamet koparabilecek bir güç verirseniz ne olur? Film bize “Büyük güç büyük sorumluluk getirir” yalanını satmıyor. Aksine, “Büyük güç, ezilmiş bir ruha intikam fırsatı verir” gerçeğini yüzümüze çarpıyor.
Andrew’un filmin kırılma noktasında söylediği o meşhur “Apex Predator” (Zirve Yırtıcı) tiradı, modern sinemanın en başarılı anti-kahraman dönüşümlerinden biridir. Karakterin zihinsel olarak çöküşü ve aşamalı olarak insanlığını kaybetmesi, zihinsel kırılmaları işleyen Parçalanmış tarzı psikolojik gerilim yapımdaki atmosferi aratmıyor.
Güç kazanan gençlerin ilk başlarda bunu sadece kızlara hava atmak, arabaları yerinden oynatıp şakalar yapmak veya uçurtma uçurmak için kullanması ne kadar doğalsa, güç dozajı arttıkça ahlaki sınırların esnemesi de o kadar kaçınılmaz oluyor. Bu gerçekçilik, izleyiciye “Ben olsam ne yapardım?” sorusunu sordurmayı başarıyor.
Geleneksel Kahraman Kalıplarına Meydan Okuma
Süper güç temasını işleyen klasik Hollywood filmlerinde genelde net bir iyi ve kötü ayrımı vardır. Oysa burada aksiyonun ardında yatan temel dürtü tamamen ergenlik sancıları ve yalnızlık. Güç kazandıktan sonra sorumluluk bilinci geliştirmeye çalışan Matt ile gücün tadını çıkarıp popülerliğini artıran Steve karakterleri, Andrew’un yıkıcı radikalliğini dengeleyen harika yan figürler.
Gençlerin sırf ellerinde fantastik yetenekler var diye hemen dünyayı kurtarmaya soyunmamaları, bilakis güçlerini bencillik veya kişisel tatmin için kullanmaları tematik açıdan Jumper filmindeki sorgulamaları hatırlatıyor. Ancak bu yapım, dramatik derinliği ve karakter gelişimiyle kulvarında çok daha sağlam adımlarla ilerliyor.
Telekinezi kullanıldıkça karakterlerin burunlarının kanaması, zihinsel odaklanmanın fiziksel bir bedelinin olması gibi detaylar, hikayenin fantastik boyutunu ayakları yere basan bir zemine oturtuyor. Bu da seyircinin anlatılan hikayeye olan inancını katbekat artırıyor.
Chronicle Filminin Başarıları ve Gölgede Kalan Detayları
Filmin Öne Çıkan Artıları
- Ezber Bozan Anlatı: Klasik süper kahraman orijin hikayelerini yıkıp geçen karanlık ve gerçekçi yaklaşım.
- Dane DeHaan’ın Oyunculuğu: Andrew karakterinin yaşadığı psikolojik dönüşümü ve travmayı gözlerinden bile okuyabiliyorsunuz.
- Zekice Kamera Kullanımı: Buluntu film tekniğinin telekinezi gücüyle harmanlanarak görsel bir avantaja dönüştürülmesi.
- Sürükleyici Tempo: 84 dakikalık süresiyle tek bir saniye bile boş laf kalabalığı yapmadan doğrudan hedefe kilitlenmesi.
Yapımın Zayıf Kaldığı Noktalar
- Mağara Gizemi: Gücün kaynağı olan yer altındaki nesnenin ne olduğuna dair hiçbir açıklama getirilmemesi (bazı izleyiciler için muğlak kalabilir).
- Yan Karakterlerin Yüzeyselliği: Andrew dışındaki diğer iki ana karakterin geçmişine ve iç dünyasına yeterince derinlemesine girilememesi.
Doğaüstü Filmi Kimlerin İzleme Listesinde Yer Almalı?
Eğer uçan, kaçan ama hiçbir şekilde insani bir hata yapmayan kusursuz kahramanlardan sıkıldıysanız bu film tam size göre. Karakterin karanlık tarafa kayışını izlemekten keyif alan, psikolojik derinliği olan bilim kurgu meraklıları için harika bir öneri seçeneğidir. Sıra dışı gelişen senaryoları ve çarpıcı finalleri seven seyirciler, sitemizdeki ters köşe filmler katmanında bu yapımı özel bir yere koyacaktır.
Özellikle 2012 yılı filmleri arasında bütçe/performans oranı en yüksek işlerden biri olan bu yapım, süper kahraman janrının dekonstrüksiyonunu sevenler ve The Boys tarzı aykırı işlerden hoşlananlar için biçilmiş kaftan.
Kamera Arkasından İlginç Detaylar
- Lego Filosu: Havada süzülen kamera efektini yakalamak için yönetmen Josh Trank, çekimler öncesinde uzaktan kumandalı Lego sistemleri kullanarak çekim açılarını simüle etmiştir.
- Rekor Bütçe Başarısı: Josh Trank, bu film vizyona girdiğinde hafta sonu gişe rekoru kıran en genç yönetmen unvanını elde etmişti.
- Görsel Hileler: Araba devirme sahnelerinde devasa yeşil ekranlar yerine yeşile boyanmış gerçek iş makineleri ve hidrolik sistemler kullanılarak çekim yapılmıştır.
Chronicle: Klasik Kahramanlık Hikayelerine Sıra Dışı Bir Alternatif
Sözü hiç dolandırmayalım, ekran karşısına geçip hem adrenalin dolmak hem de insan doğasının karanlık patikalarında yürümek istiyorsanız bu filmi kesinlikle listelerinize eklemelisiniz. Süresi kısa, temposu yüksek ve bıraktığı tat oldukça kalıcı. Süper güçlerin bir insana iyilikten çok yıkım getirebileceğini kanıtlayan bu yapım, türün meraklıları için adeta bir ders niteliğinde.
Peki siz bu filmi izlediniz mi? Andrew’un yaşadığı dönüşümde sizce kim haklıydı? Elinizde böyle bir güç olsa ilk işiniz ne olurdu? Yorumlarda buluşalım, düşüncelerinizi paylaşmayı ve tartışmaya katılmayı unutmayın!
- Yönetmen
- Süre
- 84 dakika
- Ülke
- Yıl
- Nerede İzlenir
Doğaüstü Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!
Burada bir sessizlik hakim... "Doğaüstü" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.





