Şeytanın İkizi

The Devil's Double
Şeytanın İkizi afişi
Önerdi
Fragmanı İzle

Sinema dünyasında biyografik filmler bazen tozlu raflarda unutulmuş gerçekleri gün yüzüne çıkarır, bazen de “bu kadarını senarist bile uyduramazdı” dedirten absürt gerçekliklerle bizi tokata boğar. İşte Şeytanın İkizi tam da bu ikinci kategoriye giren, izlerken koltuğunuzda huzursuzca kıpırdanmanıza neden olacak bir yapım. Saddam Hüseyin’in oğlu Uday Hüseyin gibi, narsisizmin kitabını baştan yazmış bir sosyopatın dünyasına, onun yerine geçmek zorunda kalan bir dublörün gözünden bakmaya hazır mısınız? Eğer akşam ne izlesem diye kara kara düşünüyorsanız ve biraz adrenalin, biraz politik gerilim, bolca da “insanlık nereye gidiyor” sorgulaması arıyorsanız, doğru yerdesiniz.

Bir İnsanın En Büyük Kabusu: Kendine Benzemek

Hikayemiz, Irak’ın o tekinsiz 90’lar atmosferinde geçiyor. Orta sınıf bir asker olan Latif Yahya, bir gün aniden devletin en tepesinden gelen bir emirle hayatının karardığını fark eder. Görevi mi? Ülkenin en nefret edilen, en vahşi ve en dengesiz adamı Uday Hüseyin’in “fedaisi” olmak, yani onun adına kurşun yemek, onun yerine ortamlara girmek ve onunla aynı çirkin kaderi paylaşmak. Sarsıcı yapısıyla dikkat çeken bu film, kimlik kaybı üzerine yapılmış en sert gözlemlerden birine ev sahipliği yapıyor.

Yönetmen Lee Tamahori, elindeki malzemeyi bir belgesel ciddiyetinde değil, adeta bir görsel şölen ve kaotik bir kabus estetiğiyle önümüze seriyor. Filmi izleme listenizin üst sıralarına taşıyan temel etken, başrol Dominic Cooper’ın tek kelimeyle “yok artık” dedirten performansı. Aynı bedende iki farklı ruh, iki farklı dünya görüşü… Cooper, Uday’in o çürümüş karakterini öyle bir oynuyor ki, ekrandan elinizi uzatıp o karakteri boğmak istiyorsunuz. Sonra sahne değişiyor, Latif olarak karşımıza çıkıyor ve bir anda ona acımaya başlıyorsunuz. İşte iyi oyunculuk budur, gerisi sadece makyaj.

Görsel ve İşitsel Şölen: Bağdat’ın Karanlık Yüzü

Filmin atmosferi, tıpkı Uday’in zihni gibi, parıltılı, altın yaldızlı ama altı tamamen çürük. Kamera açıları, daralan koridorlar, neon ışıklarının yarattığı o sahte şaşaalı hayat, izleyiciyi klostrofobik bir dünyaya hapsediyor. Kuzuların Sessizliği gibi gerilim dozu yüksek yapımları seviyorsanız, bu filmin atmosferik yapısı da ilginizi çekecektir. Müziğin kullanımı ise sahnedeki gerilimi bir iğne gibi derinizin altına sokuyor. Ne zaman bir Uday sahnesi başlasa, müziğin o tekinsiz ritmi sizi bir şeylerin yanlış gideceğine dair uyarıyor.

Neden İzlemelisiniz?

Bu yapım, sadece biyografik bir suç draması değil, aynı zamanda güç zehirlenmesinin bir insanı nasıl bir canavara dönüştürebileceğinin en saf örneği. Tarihin karanlık sayfalarına meraklıysanız, öneri listelerinize mutlaka ekleyin. Ayrıca “Uday Hüseyin kimdir, neler yapmıştır?” gibi Google sorularının ötesine geçip, o dönemin psikolojisini anlamak istiyorsanız bu film biçilmiş kaftan.

  • Güçlü Yanları: Dominic Cooper’ın duble performansı, dönem atmosferinin kusursuz yansıtılması, politik gerilimin hiç düşmemesi.
  • Zayıf Yanları: Bazı sahnelerdeki şiddet dozu oldukça rahatsız edici olabilir, gerçek hikayenin ağırlığı yer yer tempoyu hantallaştırabiliyor.

Bilmeniz Gereken İki Küçük Detay

Filmle ilgili az bilinen gerçeklere gelirsek: Birincisi, gerçek Latif Yahya, çekimler sırasında sette sık sık bulunmuş ve Dominic Cooper’a karakteri tam olarak yansıtabilmesi için danışmanlık yapmıştır. Yani izlediğiniz o ürkütücü jest ve mimiklerin çoğu, bizzat olayı yaşayan kişinin onayından geçmiştir. İkincisi, Uday’in o efsanevi sarı Ferrari’si ve lüks tutkusu, aslında filmin görselliğini güçlendirmek için değil, tamamen tarihsel gerçekliğe sadık kalmak adına bu kadar abartılı işlenmiştir.

Bu Film Kimlere Hitap Ediyor?

Ne izlemeli diye tavanla bakışanlar için küçük bir rehber yapalım:

Eğer Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği gibi epik bir anlatıdan ziyade, daha gerçekçi ve sarsıcı dramları tercih ediyorsanız, bu filme bir şans vermelisiniz. Biyografik suç dramalarından hoşlananlar, oyunculuk gösterisi izlemek isteyen sinema tutkunları ve “dünya tarihinin en tuhaf karakterleri” üzerine kafa yoranlar için Şeytanın İkizi kaçırılmayacak bir fırsat. Ancak “biraz kafa dağıtayım, keyifli bir şeyler izleyeyim” diyenlerdenseniz, bu film sizi biraz yorabilir, zira kendisi oldukça ağır bir misafir.

Sonuç olarak, bu film bir insanın kendi gölgesinde hapsolmasının hikayesi. İzlerken kendinize “Ben olsam ne yapardım?” sorusunu sormadan duramayacağınız, bitince de biraz sessizce oturup izlediklerinizi sindirmeniz gereken bir yapım. Peki, sizce bir insanın görünüşü, karakterini ne kadar ele verir? Ya da daha önemlisi, başkasının hayatını yaşamak zorunda kalsaydınız, kendi benliğinizden ne kadarını feda edebilirdiniz? Yorumlarda buluşalım, bu “kötülük” hikayesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Yönetmen
Yıl
Süre
109 dakika
×
YouTube video
×
Paylaş

Şeytanın İkizi Filmi İçin Tepki Ver!

Şeytanın İkizi Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!

Bu içerik size nasıl hissettirdi?

Şeytanın İkizi Filmi Yorumları

Misafir kullanıcı profil fotoğrafı

    Burada bir sessizlik hakim... "Şeytanın İkizi" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.

    Yorum yaparak görüşlerini paylaş

    Geri Bildirim