
Prey 2022
·
Sinema salonlarının veya dijital platformların kasvetli klimalı havasından sıyrılıp 1710’ların balta girmemiş, bakir Kuzey Amerika ormanlarına fırlatılmaya hazırsanız kemerleri bağlayın. Yıllardır hevesimizi kursağımızda bırakan, içi boşaltılmış yaratık devam filmlerinden gına gelmişti ki Dan Trachtenberg sahneye çıktı ve Prey (2022) ile ağzımızın payını tam anlamıyla verdi.
Arnold Schwarzenegger’ın kas fırtınası estirdiği 1987 yapımı orijinal klasik kadar saf, onun kadar vahşi ama bir o kadar da akıl dolu bir survival fırtınasıyla karşı karşıyayız. Aksiyon sinemasının “büyük silah, çok patlama” tuzağına düşmeden, tamamen av ve avcı psikolojisine odaklanan bu yapım, son dönemin en sürpriz film önerisi adaylarından biri. Eğer akşam ne izlesem diye dijital kütüphaneler arasında amaçsızca geziniyorsanız, aradığınız o adrenalin dozunu tam olarak burada buldunuz demektir.
Prey Filmi Konusu Nedir ve Serinin Diğer Filmlerinden Nasıl Ayrılır?
Filmin konusu, 1719 yılında Büyük Ovalar’da (Great Plains) kabile içindeki türemiş cinsiyet rollerine meydan okuyan genç Komançi kadını Naru’nun hikayesini merkezine alıyor. Naru, kendisini kanıtlamak için büyük bir avın peşine düşmüşken, Dünya’ya ilk kez ayak basan son derece gelişmiş bir uzaylı avcıyla (Predator) karşı karşıya gelir.
Yapım, teknolojik olarak sıfır noktasındaki bir insanın, galaksiler arası bir ölüm makinesine karşı saf zekasını ve doğayı kullanma mücadelesini anlatır. Yıllardır gezegenimize çıkarma yapan galaktik avcımızı hep otomatik tüfekli komandoların, ağır silahlı kolluk kuvvetlerinin ya da geleceğin fütüristik askerlerinin karşısında gördük.
Ancak bu film, denklemi kökünden değiştiriyor. Elinde füze atarı olmayan, sadece balta, yay ve doğa gözlemiyle hayatta kalmaya çalışan bir yerli savaşçının karşısına o ölümcül yaratığı koymak tam anlamıyla bir deha ürünü. Klasik aksiyon kalıplarını yıkan bu dinamik, izleyiciyi ekran başına kilitliyor.
Doğa, Baltalar ve Lazer Noktaları: İptidai İnsan Gelişmiş Teknolojiye Karşı
Amber Midthunder tarafından canlandırılan Naru, kabilesinin ona biçtiği toplayıcılık rolünü reddedip geleneksel “Küçük Av” rütbesini aşmak isteyen hırslı bir iz sürücü. Ancak onun mücadelesi sadece ayı veya ayıdan daha büyük bir uzaylıyla sınırlı değil, toplumsal önyargılarla da savaşmak zorunda. İşte yapım tam bu noktada, kaba kuvvet yerine stratejinin ön plana çıktığı nefes kesici bir kedi-fare oyununa dönüşüyor.
Komançi kültürünün vahşi doğayla kurduğu o mistik ve pratik bağ, görsel dille mükemmel bir şekilde harmanlanmış. Sadece insan ile yaratık arasındaki çatışma değil, doğanın kendisi de bir karakter gibi işleniyor. Tıpkı buram buram orman kokan ve ilkel hayatta kalma savaşını iliklerinize kadar hissettiren Apocalypto yapımında olduğu gibi, burada da yeşilin ve kanın tonları birbirine mükemmel uyum sağlıyor.
Prey 2022 İncelemesi: Predator Efsanesine 300 Yıllık Taze Bir Soluk
Yönetmen Dan Trachtenberg, 10 Cloverfield Lane filmindeki klostrofobik gerilimi açık havaya taşımayı başarmış. Yapım, seyircinin zekasına saygı duyan bir senaryo mimarisine sahip. Diyalogların asgari düzeyde tutulduğu, hikayenin tamamen aksiyon ve görsel anlatımla aktarıldığı bir minimalist şaheser izliyoruz. Sinema efsaneleri listelerinde nadiren bir devam veya yan filmin bu kadar parladığını görürüz.
Filmdeki Predator tasarımı da serinin önceki halkalarından oldukça farklı. Henüz tam anlamıyla ikonik plazma topuna sahip olmayan, daha kemiksi bir maske takan, zırh seviyesi düşük ama vahşet dozu katbekat yüksek bir Yautja var karşımızda. Yani bu yaratık da henüz kendi dünyasında bir “çırak” olabilir mi? Belki de. Ama kesin olan bir şey var ki, ormanda karşınıza çıkmasını isteyeceğiniz son şey bile değil.
Prey Filmi Predator 2 İle Nasıl Bağlantılı? Filmin Gizli Detayı
Sinefillerin ve seri hayranlarının gözünden kaçmayan harika bir içerik detayına değinelim. Filmde Naru’nun eline geçen o Fransız kürk avcılarına ait antik çakmaklı tabanca (flintlock pistol), 1990 yapımı Predator 2 filminin finalinde Yaşlı Predator’ın Danny Glover’a verdiği tabancanın ta kendisi! Üzerinde “Raphael Adolini 1715” yazan o meşhur silahın hikayesi böylece tamamlanmış oluyor.
İşte bu tarz ufak ama derin fan-service dokunuşları, sinematik evren kurma konusunda filme muazzam bir derinlik katıyor. Tıpkı efsanevi serileri köklerine dönerek yeniden şahlandıran Alien: Romulus gibi, bu yapım da küllerinden doğmanın kitabını yazıyor. Dönem yapımları arasında bu derece saygı uyandıran bir revizyon izlemek gerçekten takdire şayan.
Kuzey Amerika Ormanlarında Ne İyi Çalışıyor, Ne Sırıtıyor?
Her film gibi bu yapımın da göklere çıkarılacak yanları olduğu kadar, nazar boncuğu niyetine göz devireceğimiz detayları var. Dürüst bir sinefil gözüyle masaya yatıralım:
- Yapımın Başarıya Ulaşan Artıları:
- Atmosfer ve Görüntü Yönetimi: Jeff Cutter’ın doğal ışık kullanarak çektiği sahneler görsel bir şölen sunuyor.
- Amber Midthunder’ın Performansı: Naru karakterindeki fiziksel ve duygusal adanmışlık inanılmaz seviyede.
- Aksiyon Koreografileri: Baltaya bağlanan ip mekanizmasıyla yapılan dövüş sahneleri yaratıcılık kokuyor.
- Sarii (Köpek): Filmdeki köpek oyunculuğu ödüllendirilmeli, sahnelerin neredeyse tamamını çalıyor!
- Sinematik Açıdan Zayıf Kalan Noktalar:
- CGI Hayvanlar: Ayı ve puma gibi vahşi hayvan sahnelerindeki bilgisayar efektleri bazen yapay hissettirebiliyor.
- Fransız Avcıların Karikatürize Edilmesi: Fransız grubun derinlikten uzak, sırf “yaratığa yem olsunlar” diye yazılmış gibi durması dokuyu biraz zedeliyor.
Bu İlkel Hayatta Kalma Savaşını Kimler Ekran Başına Geçip İzlemeli?
Eğer “Ben bol diyaloglu, felsefi, ağır tempolu sanat filmleri arıyorum” diyorsanız bu film sizi tatmin etmeyebilir. Ancak saf survival gerilimi, tarihsel aksiyon ve vahşi yaratık kapışmaları arıyorsanız doğru adrestesiniz. Özellikle insan ve hayvan dostluğunun ilkel doğadaki mücadelesini sevenlerin Alfa Kurt atmosferini hatırlayacağı harika bir adrenalin deposu var karşımızda.
Franchise kültüründen yorulmuş ancak kaliteli bilim kurgu ve gerilim arayan izleyiciler rahatlıkla ekran başına geçebilir. Filmi izlemek için serinin önceki tüm filmlerini ezbere bilmenize kesinlikle gerek yok. Kendi ayakları üzerinde durabilen tamamen bağımsız bir hikaye anlatımı mevcut.
Az Bilinen Kamera Arkası Detayı (Trivia)
Filmdeki sadık dostumuz Sarii karakterini canlandıran “Coco” isimli köpek, aslında profesyonel bir film köpeği değildi! Çekimlerden sadece birkaç hafta önce barınaktan sahiplenilen bir Amerikan Dingo melezi olan Coco, aşırı hareketli olduğu için set ekibine zor anlar yaşatmış ama karizmasıyla filmin yıldızına dönüşmeyi başarmış.
Ayrıca filmin Hulu ve Disney+ platformlarında yerel Komançi dilinde (Comanche dubbing) izleme seçeneği bulunuyor. Filmin atmosferini katbekat artırmak istiyorsanız kesinlikle orijinal Komançi seslendirmesi ve altyazıyla izlemenizi tavsiye ederim.
Işıkları Kapatın ve Av Başlasın!
Toparlamak gerekirse, Hollywood’un o sıkıcı, kendini tekrar eden formüllerinden fırlayıp gelen bu yapım, kaliteli bir film incelemesi ve önerisi arayışındaki herkes için adeta çölde bir vaha. Ne abartı romantizm var, ne de süresi uzatılmış lüzumsuz diyaloglar. Sadece av, avcı, zeka ve hayatta kalma hırsı.
Peki siz filmi izlediniz mi? Naru’nun Predator’a karşı geliştirdiği taktikleri nasıl buldunuz? Sizce eski klasik filmlerin yerini tutabildi mi yoksa “Nerede o eski Arnold’lı günler” diyenlerden misiniz? Aşağıdaki yorumlar kısmında fikirlerinizi çakıştırmayı unutmayın, hepsini tek tek okuyorum!
- Yönetmen
Dan Trachtenberg- Oyuncular
Amber Midthunder
Dakota Beavers
Julian Black Antelope
Michelle Thrush
Stormee Kipp- Süre
- 100 dakika
- Platform
Prey Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!
Burada bir sessizlik hakim... "Prey" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.






