Film ve Dizi Önerileri

Arama yapılıyor
Ove Adındaki Bir Adam kapak fotoğrafı ve duvar kağıdı

Ove Adındaki Bir Adam (En man som heter Ove) 2015

·

Ove Adındaki Bir Adam afişi
Fragmanı İzle

Mahalledeki çöp kutularının doğru ayrıştırılıp ayrıştırılmadığını sabahın altısında denetleyen, kurallara uymayan komşulara içinden (bazen de bağıra bağıra) söven ve dünyadaki en büyük ihanetin Volvo yerine Saab almak olduğuna inanan o huysuz ihtiyar ile tanışmaya hazır mısınız? 2015 yapımı İsveç sineması harikası Ove Adındaki Bir Adam (En man som heter Ove), dışarıdan bakıldığında izleyene felç geçirtecek kadar çekilmez duran bir adamın, aslında kalbimizi nasıl usulca çalabileceğinin adeta bir sinematik dersi.

Fredrik Backman’ın aynı adlı çok satan romanından Hannes Holm tarafından beyazperdeye uyarlanan bu yapım, ilk bakışta sıradan bir “huysuz ihtiyar yola gelir” hikayesi gibi durabilir. Ancak sakın yanılmayın, karşımızda mizantropi ile derin bir yası aynı potada eriten, İskandinav soğukluğunu insanın içini ısıtan bir sıcaklıkla dengeleyen nefis bir dram-komedi var. Eğer bu akşam ne izlesem diye kara kara düşünüyorsanız ve klişe Hollywood dramlarından kusma noktasına geldiyseniz, doğru adrestesiniz.

Ove Adındaki Bir Adam Konusu Nedir?

Ove Adındaki Bir Adam konusu, eşini kaybettikten sonra yaşama hevesini tamamen yitiren, emekliliğe zorlanmış 59 yaşındaki Ove’un intihar etme çabalarını ve siteye yeni taşınan İranlı hamile bir kadın olan Parvaneh ile ailesinin bu çabaları sürekli (istemeden) sabote etmesini anlatır. Mahalle kurallarına takıntılı bu yaşlı adamın hayatı, komşuluk ilişkileri ve geçmişe dönük flashbacks sahneleriyle bambaşka bir evreye evrilir.

Hikayenin temelinde, nizam ve intizam takıntısı olan bir adamın, hayatın o kontrol edilemez kaosuna karşı verdiği beyhude mücadele yatıyor. Ove, her gün aynı saatte uyanır, mahallesinde devriye gezer, yanlış park eden araçlara ceza keser gibi söylenir ve ardından eşi Sonja’nın mezarına gidip onun yanına kavuşmak için planlar yapar. Fakat tam her şey bitti derken yan eve taşınan acemi bir sürücü, bahçe duvarına çarpan bir kiralık kamyonet ve gürültücü çocuklar Ove’un kusursuz trajedisini kelimenin tam anlamıyla rezil eder.

İskandinav Soğukluğunda Bir Trajikomedi Sanatı

İskandinav sineması dendiğinde akla gelen o mesafeli, gri tonlardaki gri atmosfer bu filmde harika bir tezat yaratıyor. Yönetmen Hannes Holm, Ove’un iç dünyasındaki o kuruluk ile mahalledeki renkli yaşamı görsellikte muazzam çakıştırıyor. Film, sizi bir saniye boyunca kahkahalarla güldürürken hemen ardından boğazınıza kocaman bir düğüm oturtmayı başarıyor. Kara mizahın tonu öyle ince ayarlanmış ki, bir intihar teşebbüsü sahnesi bile durum komedisine dönüşebiliyor ama asla trajedinin ağırlığından ödün vermiyor.

Özellikle öfkeli mizah sevenlerin mutlaka göz atması gereken bu yapımdaki absürt mahalle içi çekişmeler, size Arjantin sinemasının o patlamaya hazır deliliğini barındıran Asabiyim Ben atmosferini anımsatabilir. Farkı ise Ove’un öfkesinin arkasında derin, yaralı ve son derece kırılgan bir geçmişin yatıyor olması.

Huysuz İhtiyar Trope’unun Zirvesi: Ove Kimdir, Bize Ne Anlatır?

Ove karakterini canlandıran Rolf Lassgård’ın oyunculuğu tek kelimeyle bir ustalık eseri. Adam sadece yüz kaslarıyla bile bir insanın onlarca yıllık kırgınlığını, öfkesini ve hayal kırıklığını izleyiciye geçirebiliyor. Filmin “content gap” dediğimiz, rakiplerin pek değinmediği yan unsurlarından biri Ove’un nesnelerle kurduğu bağdır. Ove için bir araba sadece bir ulaşım aracı değildir, bir karakter, bir duruş, bir namus meselesidir. Saab kullanmayan adamı adamdan saymayan o eski kafa mantık, aslında değişen dünyaya uyum sağlayamayan bir kuşağın sessiz çığlığıdır.

Genç Ove rolünde izlediğimiz Filip Berg de karakterin o utangaç, dürüst ve sadık gençlik hallerini harika yansıtmış. Geçmişe yapılan dönüşlerle (flashback) Ove’un neden bu kadar katı, neden bu kadar “duvarlı” bir adama dönüştüğünü adım adım anlıyoruz. Dünya ona adil davranmamıştır, o da dünyaya karşı kendi küçük düzenini kurarak savunma mekanizması geliştirmiştir.

Parvaneh Faktörü ve Ezber Bozan Dostluk

Bahar Pars’ın canlandırdığı Parvaneh karakteri olmasaydı, bu film muhtemelen karanlık bir depresyon simülasyonundan öteye geçemezdi. Parvaneh, Ove’un o aşılmaz surlarını balyozla değil, lezzetli bir kap İran yemeğiyle, ehliyet dersi ricalarıyla ve bitmek bilmeyen yaşam enerjisiyle yıkıyor. İki farklı kültürün, iki farklı kuşağın ve iki zıt karakterin çatışması filmdeki komedi unsurunun ana motoru.

Bu sıra dışı dostluk dinamiği, sinema tarihinin en iyi zıt kutup arkadaşlıklarını barındıran Fransız yapımı Can Dostum filmini akıllara getiriyor. Her iki yapım da insanın yalnızlığını yine başka bir insanın samimiyetinin iyileştirebileceğini altını çizmeden, gözümüze sokmadan hissettiriyor.

Ove Adındaki Bir Adam Filmi Ağlatır mı?

Evet, Ove Adındaki Bir Adam filmi özellikle ikinci yarısından itibaren izleyicisini gözyaşlarına boğma potansiyeline sahiptir. Filmin dramatik yapısı, kayıp ve yas süreci üzerine inşa edildiği için duygu yoğunluğu oldukça yüksektir. Ancak bu durum ucuz bir ajitasyonla değil, karakterle kurulan güçlü bağ ve samimi hikaye anlatımı sayesinde doğal bir şekilde gerçekleşir.

Peki bu yapımı bu kadar özel kılan ve en iyi filmler arasına sokan dengeler neler? Gelin, objektif bir gözle filmin güçlü ve zayıf taraflarını masaya yatıralım.

Sert Kabuğun Altındaki Yumuşak Kalp: Filmin Artıları ve Eksileri

Her yapımda olduğu gibi bu İsveç dramında da mükemmel işleyen çarkların yanında ufak tefek aksayan noktalar mevcut. 2015 yılı filmleri arasında Oscar adaylığı kaparak rüştünü ispatlamış bu eser için notlarımız şu şekilde:

Ove’un Dünyasında Kusursuz İşleyen Detaylar

  • Kusursuz Karakter Gelişimi: Ove’un değişim süreci son derece inandırıcı, bir gecede mucizevi bir şekilde melek gibi bir adama dönüşmüyor, adım adım yumuşuyor.
  • Mizah ve Dram Dengesi: Ağlarken güldürmek deyiminin sinemadaki en somut örneklerinden biri.
  • Makyaj ve Prodüksiyon Başarısı: Rolf Lassgård’ı yaşlandırırken kullanılan makyaj tekniği o kadar başarılı ki Akademi Ödülleri’nde bu dalda adaylık kazanmıştı.
  • İki Farklı Zaman Diliminin Uyumu: Geçmiş ve günümüz arasındaki geçişler hikayenin temposunu hiçbir zaman düşürmüyor.

Kusursuz Düzenin Arkasındaki Küçük Çatlaklar

  • Tahmin Edilebilir Kurgu Formülü: “Huysuz adamın kalbini yumuşatan sıcak komşu” şablonu türün meraklıları için biraz tanıdık gelebilir.
  • Yan Karakterlerin Bazılarının Yüzeyselliği: Mahalledeki diğer yan figürler (obez genç, bürokratlar) biraz karikatürize kalabiliyor.

Kamera Arkası: İsveç Mahallesi Sınırlarında Neler Yaşandı?

Arama motorlarında film severlerin sıkça arattığı ve prodüksiyon aşamasına dair merak ettiği birkaç ilgi çekici detayı paylaşmakta fayda var. Yapım süreci en az filmin kendisi kadar idrarı ve ilginç detaylara sahip:

Filmin yakaladığı devasa uluslararası başarının ardından Hollywood durur mu? Tabii ki hayır. Hikaye daha sonra başrolde Tom Hanks’in yer aldığı Amerikan uyarlaması Hayata Röveşata Çeken Adam adıyla tekrar çekildi. O film de fena olmasa da sinefillerin büyük çoğunluğu İsveç yapımı orijinal versiyonun o somurtkan, otantik atmosferinin yerini hiçbir şeyin tutamayacağı konusunda hemfikir.

Ayrıca filmde kullanılan kedi tamamen gerçek bir oyuncu! Senaryo gereği Ove’a eşlik eden o tüysüz, hırpani görünümlü sokak kedisi, setin en çok nazı çekilen oyuncularından biriymiş ve sahnelerin çoğunda dijital efekt yerine gerçek kedinin doğal tepkileri kullanılmış.

İskandinav Sinemasının Bu Nadide Eseri Kimlere Hitap Ediyor?

Eğer bu akşam kendinize kaliteli bir film önerisi arıyorsanız fakat neyi izleyeceğinize karar veremiyorsanız, şu kriterlere göz atmanızda fayda var:

Kesinlikle İzlemesi Gerekenler: İnsan ilişkilerini, mahalle kültürünü, yaşlılık psikolojisini sevenler, hem duygusal anlar yaşayıp hem de kaliteli mizah arayanlar. Özellikle mendillerini hazırlayıp ağlatan filmler kategorisinde ruhunu arındırmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

Uzak Durması Gerekenler: Yüksek tempo, sürekli bir aksiyon, patlamalar veya katmanlı bilim kurgu teorileri bekleyenler bu filmde aradığını bulamayabilir. Film, hayatın kendi yavaş ama derin temposunda akıyor.

Hayatın Kaosuna Karşı Küçük Bir İsveç Direnişi

Size “Bu filmi ölmeden önce mutlaka izleyin, izlemeyeni gruptan atıyoruz” gibi beylik laflar edecek değiliz. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Hayatın üzerinize geldiği, insanlardan nefret etme noktasına geldiğiniz bir pazar akşamında bu filme bir şans verirseniz, bittiğinde göğsünüzün ortasında tatlı bir sıcaklık hissedeceksiniz. Ove gibi bir adam bile hayata ve insanlara yeniden tutunacak bir sebep bulabiliyorsa, belki de bizim de etrafımıza biraz daha dikkatli bakmamız gerekiyordur, ne dersiniz?

Şimdi söz sizde sinefiller! Orijinal İsveç yapımı Ove mu, yoksa Tom Hanks’li uyarlama mı sizin favoriniz? Ya da mahallenizde Ove gibi çöp kutularını denetleyen bir komşunuz var mı? Yorumlarda buluşalım, filmi birlikte gömelim ya da göklere çıkaralım!

Süre
116 dakika
Platform
Şu an dijital platformda yok
×
×
Paylaş
Ove Adındaki Bir Adam Filmi İçin Tepki Ver!

Ove Adındaki Bir Adam Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!

Bu içerik size nasıl hissettirdi?
Ove Adındaki Bir Adam Filmi Yorumları
Misafir kullanıcı profil fotoğrafı

    Burada bir sessizlik hakim... "Ove Adındaki Bir Adam" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.

    Yorum yaparak görüşlerini paylaş
    Geri Bildirim
    Neler oluyor?
    Neler Oluyor?
    ×
    Yükleniyor...
    Yardımcı olayım mı?
    SineBot Birkaç tıkla sana en uygun içeriği bulalım
    Baştan Başla ×