Elysium: Yeni Cennet

Elysium
Elysium: Yeni Cennet afişi
Önerdi
Fragmanı İzle

Modern sinemanın distopik geleceklere olan saplantısını hepimiz biliyoruz, ya dünyayı zombiler basar ya da kıyamet sonrası çölde modifiye araçlarla birbirimizi kovalarız. Peki, sınıf ayrımının arşa çıktığı, zenginlerin uzayda malikanelerinde viskilerini yudumlayıp, biz fanilerin tozlu dünyada “yaşama tutunmaya” çalıştığı bir senaryoya ne dersiniz? Elysium: Yeni Cennet, tam da bu uçurumu gözler önüne seren, Neill Blomkamp’ın görsel zekasını aksiyonla harmanladığı o meşhur 2013 yılı filmleri arasında parlayan, bazen düşündüren bazen de “bir dakika ya, bu teknoloji gerçekte olsa ne yapardım?” dedirten bir yapım.

Sınıfsal Uçurumun Tepesi: Elysium’un Dünyası

2154 yılındayız. Dünya artık yaşanacak bir yer olmaktan çıkmış, dev bir çöp yığınına dönmüş. İnsanlar toz, duman ve hastalık içinde kıvranırken, tepemizde, yani yörüngede mükemmel, temiz ve yapay bir cennet var: Elysium. Burası sadece en zenginlerin girebildiği, medikal cihazlarla kanserin saniyeler içinde iyileştirildiği bir ütopya. Eğer kaliteli bir Yasak Bölge 9 tarzı sistem eleştirisi barındıran sert bilimkurgular hoşunuza gidiyorsa, bu film tam size göre.

Filmin atmosferi öyle bir tasarlanmış ki, izlerken boğazınızda tozlu dünya havasının kuruluğunu, Elysium’un o pürüzsüz steril ortamına geçtiğinizde ise o soğuk elitizmi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Görsellik, sanki belgesel çekiyormuşçasına kirli ve gerçekçi, yönetmen Blomkamp, District 9 ile yakaladığı o endüstriyel estetiği burada çok daha büyük bir bütçeyle zirveye taşıyor.

Karakterler ve Performanslar: Matt Damon ve Jodie Foster

Hikayemizin merkezinde Max Da Costa karakteriyle Matt Damon var. Damon, bu rolde alışık olduğumuz o “yakışıklı kahraman” havasından sıyrılıp, hayatı boyunca ezilmiş, hayatta kalmaya çalışan, biraz kırık dökük bir adamı oynamanın hakkını veriyor. Peki, Chappie gibi yönetmenin diğer işleriyle kıyaslandığında yerini sağlamlaştırıyor mu? Tartışılır. Ancak Damon’ın karakterin fiziksel dönüşümü (o dış iskelet zırhını kuşandığı sahneler) oldukça etkileyici. Jodie Foster ise, o bildiğimiz sakin ve otoriter tavrını, Elysium’un acımasız bakanı Delacourt rolünde buz gibi bir soğukkanlılıkla perçinliyor. Aralarındaki çatışma, sadece bir aksiyon kovalama sahnesi değil, aslında bir ideolojiler savaşı.

Görsel ve İşitsel Şölen: Estetik Bir Kaos

Bu sinematik deneyimde sizi en çok şaşırtacak şey, filmin “kamera arkası” zekası olacak. Elysium’un o mükemmel halka tasarımı, aslında NASA’nın 1970’lerde hayal ettiği “Stanford Torus” konseptine dayanıyor. Yani bilim kurgu ama temeli gerçek fizik yasalarına ve mühendislik hayallerine oturuyor. Görsel efektlerin ağırlığı, filmin o ham ve “kirli” aksiyon sekanslarıyla birleşince ortaya çıkan şey, izleyiciyi yormayan ama sürekli tetikte tutan bir tempo. Ryan Amon tarafından hazırlanan müzikler ise, distopik temanın o mekanik ve hüzünlü dokusunu mükemmel şekilde tamamlıyor.

Bilmeniz Gerekenler: Kamera Arkası Detayları

Filmle ilgili bilmeniz gereken iki ufak not:

  • İlginç Bilgi 1: Matt Damon, Max karakterinin o kendine has yürüyüşünü ve zırhın yarattığı ağırlık hissini verebilmek için çekimler boyunca gerçekten ağır ekipmanlar taşıyarak antrenman yapmış.
  • İlginç Bilgi 2: Elysium’un o meşhur “Med-Bay” (iyileştirme kapsülü) cihazı, yönetmenin kendi fikirlerinden yola çıkarak tasarlanmış ve o dönemde film dünyasındaki en gerçekçi “gelecek teknolojisi” tasarımlarından biri olarak görülmüştü.

Elysium: Yeni Cennet Artıları ve Eksileri

Bir eleştirmen gözüyle, filmin iyi ve “biraz daha iyi olabilirdi” dediğim yanlarını şu şekilde özetleyebilirim:

  • Güçlü Yanları:
    • Distopik atmosferin dünyada kurulan o kirli ve dokunulası gerçekçiliği.
    • Sharlto Copley’nin hayat verdiği Kruger karakterinin, safi bir delilikten beslenen oyunculuğu.
    • İnsan bedenini makineyle birleştiren zırh tasarımlarının endüstriyel şıklığı.
  • Zayıf Yanları:
    • Senaryo zaman zaman çok düz bir çizgi üzerinde ilerliyor, “Acaba ters köşe yapar mı?” dediğiniz yerlerde maalesef yapmıyor.
    • Karakter derinliği, görsel dünyanın ihtişamının altında biraz eziliyor, keşke biraz daha arka plan hikayesi görebilseydik.

Kimler İzlemeli? Bu Film Size Göre mi?

Bu film neden önerilebilir? Çünkü aksiyon dozajı yüksek, mesajı net ve görselliği ile göz dolduran bir yapım. Eğer “Ben bilimkurguda biraz da sosyopolitik meseleler, sınıf kavgası ve yüksek teknoloji meraklısıyım” diyorsanız, Elysium kesinlikle listenizde yer almalı. Özellikle 2010’lu yılların o kendine has bilimkurgu havasını seviyorsanız, bu yapım sizi tatmin edecektir. Ancak, “Daha entelektüel, ağır aksak ve gizemli bir şeyler arıyorum” derseniz, belki başka bir limana yelken açmalısınız.

Sonuç olarak, Elysium ne bir başyapıt ne de bir vakit kaybı. O, tam dozunda, ne istediğini bilen ve sizi yaklaşık iki saatliğine o distopik tozlu dünyalara götüren keyifli bir macera. Şimdi sıra sizde, sizce Elysium’un o steril hayatına girmeye değer miydi, yoksa dünya üzerindeki mücadele mi daha kıymetli? İzlediyseniz, o final sahnesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım, biraz üzerine tartışalım!

Ülke
Yıl
Süre
109 dakika
×
YouTube video
×
Paylaş

Elysium: Yeni Cennet Filmi İçin Tepki Ver!

Elysium: Yeni Cennet Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!

Bu içerik size nasıl hissettirdi?

Elysium: Yeni Cennet Filmi Yorumları

Misafir kullanıcı profil fotoğrafı

    Burada bir sessizlik hakim... "Elysium: Yeni Cennet" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.

    Yorum yaparak görüşlerini paylaş

    Geri Bildirim