IMDb


Eğer "Lens flare" denildiğinde aklına ilk gelen isim oysa, doğru yerdesin. J.J. Abrams, modern sinemanın ve televizyon dünyasının hem en sevilen hem de "ya kardeşim neden her yere ışık koyuyorsun?" diye hafifçe sitem edilen o meşhur vizyoneri. Lost’un gizemli adalarından Star Wars’un galaksiler arası savaşlarına uzanan bu adam, popüler kültürün mutfağında ne olup bittiğini çok iyi biliyor. Şimdi, Abrams’ın o kendine has kurgu tarzını ve neden vazgeçilmez olduğunu masaya yatırıyoruz.
Jeffrey Jacob Abrams; sadece bir yönetmen değil, aynı zamanda yapımcı ve senarist kimliğiyle endüstrinin mutfağına en çok hakim olan isimlerden biri. 1966 doğumlu olan Abrams, kariyerine kaleminden çıkan senaryolarla başladı ama kısa sürede kameranın arkasına geçerek kendi görsel dilini oluşturdu. Bad Robot Productions ile imza attığı projeler, sinemada "kaliteli popüler eğlence" denildiğinde akla gelen ilk duraklardan biri haline geldi.
Onu sev ya da sevme; Abrams'ın tempoyu nasıl ayarlayacağını bildiği bir gerçek. Bir izleyici olarak onun dünyasında şu üç maddeyi mutlaka bulursun:
Biliyoruz, bazıları onun orijinal fikir üretmekten ziyade mevcut külliyatları yeniden canlandırmasını eleştiriyor. Ancak, büyük bütçeli bir prodüksiyonu yönetmenin ve izleyiciyi o koltukta tutmanın ne kadar zor olduğunu inkar edemeyiz. Abrams, Super 8 gibi işlerinde samimiyetini ortaya koyarken, aksiyon dozajını yüksek tuttuğu yapımlarında ise saf bir eğlence sunuyor. Şimdi hazırsan, yönetmenin kariyerini şekillendiren efsane işlerine göz atma vakti.