Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı kapak fotoğrafı ve duvar kağıdı

Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı (A Million Ways to Die in the West) 2014

·

Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı afişi
Fragmanı İzle

Vahşi Batı denilince aklınıza karizmatik duruşuyla gün batımına doğru at süren kovboylar, efsanevi düellolar ve karizmatik kasaba şerifleri geliyorsa, o romantik hayalleri bir kenara bırakmanın vakti geldi. 1882 yılının Arizona’sındayız ve burada nefes almak bile potansiyel bir ölüm sebebi. İşte tam bu noktada, geleneksel kovboy mitolojisini darmadağın eden Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı (A Million Ways to Die in the West) sahneye çıkıyor. Sinemada Vahşi Batı türü yıllarca kahramanlık destanlarıyla süslendi, ancak bu yapım madalyonun kanlı, mikroplu ve son derece absürt arka yüzünü kahkahalarla önümüze seriyor.

Televizyon dünyasında Family Guy ile mizahın sınırlarını zorlayan, sinemada ise Ted ile gişeyi sallayan Seth MacFarlane, bu kez hem yönetmen koltuğuna oturuyor hem de başrolü sırtlıyor. Eğer absürt mizaha, beklenmedik anlarda gelen sert esprilere ve popüler kültür göndermelerine zaafınız varsa, bu yapım sizin için biçilmiş kaftan. Ancak unutmayın, karşımızda klasik bir komedi filmi yok, her an her şeyin patlayabileceği bir “mizah matrak alanı” var.

Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı Konusu Nedir? 1882 Arizona’sında Hayatta Kalma Mücadelesi

Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı konusu, korkak bir koyun çobanı olan Albert’ın, dönemin getirdiği vahşi yaşam koşullarından nefreti ve kız arkadaşı tarafından terk edilmesiyle başlayan trajikomik hikayesini merkezine alır. Kasabaya yeni taşınan gizemli ve yetenekli bir kadının desteğiyle özgüven kazanan Albert, bölgenin en tehlikeli kanunsuzuna karşı cesaretini kanıtlamak zorunda kalır.

Albert (Seth MacFarlane), tarihin belki de en beceriksiz ve naif koyun yetiştiricisi. Kasabadaki bir silahlı çatışmadan zekasını kullanarak sıvışmaya çalışınca, sevgilisi Louise (Amanda Seyfried) tarafından “yetersiz bir erkek” olduğu gerekçesiyle terk ediliyor. Louise, vakit kaybetmeden bıyık bakımı konusunda takıntılı ve zengin bir iş insanı olan Foy (Neil Patrick Harris) ile birlikte olmaya başlıyor.

Tam bu depresyon sarmalının ortasında kasabaya gururlu, silah kullanmayı çok iyi bilen Anna (Charlize Theron) adında çekici bir kadın çıkageliyor. Ancak Anna’nın küçük bir sırrı var: Bölgenin en acımasız, kelle avcısı katili Clinch Leatherwood’un (Liam Neeson) karısı kendisi.

Anna, Albert’a cesur olmayı ve silah çekmeyi öğretirken ikili arasında romantik bir çekim başlıyor. Clinch’in kasabaya geri dönmesiyle birlikte işler tamamen çığırından çıkıyor. Albert hem onurunu kurtarmak hem de hayatta kalmak için o çok korktuğu düello meydanına çıkmak zorunda kalıyor.

Seth MacFarlane Mizahı Vahşi Batı’da Sırıtmış mı? Senaryo ve Atmosfer Analizi

Seth MacFarlane sinemasına aşina olanlar iyi bilir, onun mizahında “rahatsız edici olmak” bir tercih değil, yaşam tarzıdır. Film boyunca sürekli vurgulanan ana fikir şu: 1800’lerin sonunda Amerika’da yaşamak tam anlamıyla bir kabustur. Kolera, zehirli yılanlar, doktorların tedavi adı altında insanları öldürmesi, umumi tuvaletler, belediye başkanının sokak ortasında ölmesi ve günlerce kimsenin fark etmemesi… MacFarlane, tarihsel gerçekliği alıp üzerine katıksız bir absürtlük sosu döküyor.

Filmdeki esprilerin dozu zaman zaman yetişkin içerikli komedi sınırlarını zorluyor. Tıpkı bir döneme damga vuran animated yapım Sosis Partisi gibi, belaltı mizah ile keskin sistem eleştirisi yan yana yürüyor. Yapım, kovboy türünün o efsanevi karizmasını yıkan, karikatürize edilmiş ama bir o kadar da tıkır tıkır işleyen bir ritme sahip. Tabii ki MacFarlane’in kamera arkasında ve önünde tek başına her şeyi domine etme arzusu zaman zaman senaryoda sarkmalara yol açmıyor değil.

Karakter Dinamikleri ve Oyuncu Kadrosunun Uyumu

Filmin en büyük kozlarından biri, yıldızlar geçidini andıran muazzam oyuncu kadrosu. Normalde bu tarz uçarı bir komedide görmeye alışık olmadığımız isimler, rollerini o kadar ciddiyetle oynuyor ki ortaya çıkan tezatlık mizahı iki katına çıkarıyor:

  • Charlize Theron (Anna): Filmin samimi anlamda tek “normal” ve karizmatik karakteri. Theron, aksiyon sahnelerindeki yeteneğini komedi zamanlamasıyla harmanlayarak yapımın lokomotifi oluyor.
  • Liam Neeson (Clinch): Karakterini hiçbir şekilde komedi unsuru yapmadan, sanki çok ciddi bir Western dramasındaymış gibi oynaması dahi başlı başına bir mizah ögesi.
  • Neil Patrick Harris (Foy): Bıyık şarkısı sahnesiyle (Moustalch) filmin en unutulmaz anlarından birine imza atıyor. Barney Stinson ruhunu 1800’lere taşımış desek yeridir.
  • Giovanni Ribisi ve Sarah Silverman: Edward ve Ruth çifti, filmin yan hikayelerinde en çok güldüren ikili. Ruth’un geçimini hristiyan kasabasında bir seks işçisi olarak sağlaması ama dindar nişanlısı Edward ile “evlenmeden olmaz” prensibine sadık kalması tam bir kara mizah örneği.

Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı: Eleştirel Bir Bakış

Bir filmi değerlendirirken objektif kriterleri masaya yatırmak sinefil şanındandır. Bu yapım herkese hitap eden klasik bir ana akım komedisi değil. İşte artı ve eksileriyle filmin anatomisi:

Vahşi Batı Semalarında Parlayan Artılar

  • Cesur ve Sınır Tanımayan Mizah: Politik doğrusallıktan uzak, 1800’lerin iğrençliklerini mizaha dönüştüren cesur senaryo.
  • Görsel ve Müzikal Kalite: Joel McNeely imzalı müzikler ve Monument Valley çekimleri, sanki gerçek bir John Ford filmi izliyormuş hissi yaratıyor.
  • Efsanevi Cameo Sahneleri: Popüler kültür meraklılarını ekrana kilitleyecek harika sürpriz oyuncu geçişleri.
  • Oyuncu Kadrosunun Performansı: Özellikle Charlize Theron ve Neil Patrick Harris’in inanılmaz ekran uyumu.

Karavana Atılan Kurşunlar ve Zayıf Yönler

  • Uzun Süre Problemi: Bir komedi filmi için 116 dakika oldukça uzun. Bazı sahneler gereksiz uzatılmış hissi veriyor.
  • Görsel Mizahın Aşırıya Kaçması: Kakofonik ve tuvalet mizahının zaman zaman dozunun kaçması her seyircinin midesine hitap etmeyebilir.
  • Seth MacFarlane’in Oyunculuk Sınırları: Seslendirme dehası olan MacFarlane, canlı performans başrolünde zaman zaman sırıtabiliyor.

A Million Ways to Die in the West Kamera Arkası Sırları ve Detaylar

Sinema tutkunlarının en sevdiği kısım: Gözden kaçan detaylar ve eğlenceli bilgiler! Film, arka planda tam bir popüler kültür şöleni barındırıyor. İşte yapımı tekrar izlerken dikkat etmeniz gereken bazı detaylar:

En büyük sürprizlerden biri, Albert’ın gece barns (ahır) içinde garip ışıklar görüp içeri girdiği sahnedir. İçeride çılgın profesör Dr. Emmett Brown’ı DeLorean’ı tamir ederken bulur! Evet, zamansız klasik Geleceğe Dönüş serisine muazzam bir gönderme yapılmıştır ve Christopher Lloyd ikonik rolünü bu sahne için yeniden canlandırmıştır.

Bununla da bitmiyor, filmin jenerik sonrası sahnesinde, Quentin Tarantino’nun modern şaheseri Zincirsiz filmindeki Django karakteriyle Jamie Foxx belirir ve köle tacirini vurarak “Vahşi Batı’da bir siyahiyi öldürmek mi? Ben böyle Batı’nın…” diyerek unutulmaz bir selam çakar. Ayrıca Ryan Reynolds’ın filmde reklamsız, isimsiz ve sadece 2 saniyelik bir sahnede pat diye öldürülüp geçilmesi MacFarlane’in “sayko” mizah anlayışının somut kanıtıdır.

Absürt Mizah Severler İçin Seyir Rehberi

Eğer haftanın yorgunluğunu atmak, derin felsefi anlamlar aramadan sadece kafa dağıtıp doyasıya gülmek istiyorsanız bu yapım tam size göre. Süresi biraz uzun gelse de görsel kalitesi ve zekice yazılmış diyalogları sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Family Guy, Ted, South Park tarzı doğrudan, iğneleyici ve trajikomik mizah türünden keyif alanlar bu filme bayılacaktır. Ancak “Ben buram buram kalite kokan, ciddi bir kovboy draması izleyeceğim” diyorsanız bu filmden koşarak uzaklaşın. Çünkü burada karizmatik kahramanlar değil, ishal olan kovboylar ve zehirli çalılar var!

Söz Sizin: Vahşi Batı Deneyiminiz Nasıl Geçti?

Peki siz bu absürt Vahşi Batı macerasını izlediniz mi? Seth MacFarlane’in mizah anlayışı sizi kahkahaya mı boğdu yoksa “Bu kadar da olmaz” mı dedirtti? Yorumlarda buluşalım, filmi birlikte masaya yatıralım!

Süre
115 dakika
Ülke
Yıl
Nerede İzlenir
Şu an herhangi bir dijital yayın platformunda bulunmamaktadır.
×
×
Paylaş
Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı Filmi İçin Tepki Ver!

Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!

Bu içerik size nasıl hissettirdi?
Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı Filmi Yorumları
Misafir kullanıcı profil fotoğrafı

    Burada bir sessizlik hakim... "Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.

    Yorum yaparak görüşlerini paylaş
    Geri Bildirim
    Neler oluyor?
    Neler Oluyor?
    ×
    Yükleniyor...
    Yardımcı olayım mı?
    SineBot Birkaç tıkla sana en uygun içeriği bulalım
    Baştan Başla ×