IMDb


Sinemanın alışılagelmiş kalıplarını elinin tersiyle iten, "Gördüğün her şeye inanma" diyen bir vizyoner arıyorsan, doğru yerdesin. Jonathan Glazer, ana akım sinemanın konfor alanından sıkılıp, vizyonunu biraz karanlık, biraz soyut ve oldukça rahatsız edici sularda yıkayan o dahi yönetmenlerden. Onun filmlerini izlemek bir tercih değil, bir deneyim; bazen midenize oturan o taş, bazen de zihninizde günlerce yankılanan bir görsel şölen. Şimdi, bu "görsel simyacının" dünyasına derin bir dalış yapmaya hazırsan, senin için derlediğimiz külliyatına geçebiliriz.
Kariyerine efsanevi müzik klipleri ve reklam dünyasındaki o ikonik, stilize işleriyle başlayan Glazer, Under the Skin ve The Zone of Interest gibi başyapıtlarla çıtayı "ulaşılamaz" bir noktaya koydu. O, hikayeyi düz bir çizgide anlatmak yerine, atmosferi izleyicinin iliklerine kadar işletmeyi tercih edenlerden. Bir yönetmenden çok, ses ve görüntüyü kullanarak zihnimizde hipnotik bir etki yaratan bir küratör gibi çalışıyor. Hollywood'un şaşalı ışıkları yerine, insan doğasının o tekinsiz gölgelerini keşfetmeyi seviyor.
Glazer’ın sineması, her "sinema hastasının" mutlaka aşı olması gereken bir tür. İşte onu diğerlerinden ayıran, yönetmen koltuğundaki o keskin tavrı:
Eğer Glazer dünyasına ilk kez adım atacaksan, yönetmenin filmografisini tararken şunlara dikkat et: Onun sineması kolay "tüketilecek" bir popcorn filmi değil. Biraz sabır, biraz odaklanma ve bolca tekinsizlik içerir. Şimdi arkanı yaslan, bu özel seçkiyi incele ve Glazer’ın o kendine has, biraz melankolik, biraz da dehşet verici estetiğinde kaybolmaya başla. İyi seyirler!