
The Boys 2019
Süper kahramanların taytlarını giyip dünyayı kurtardığı, mükemmel ahlak dersleri verdiği o toz pembe evrenlerden sıkılmadınız mı? The Boys, tam da bu noktada suratımıza okkalı bir tokat indiriyor. Eğer taytlı adamların arkasında milyar dolarlık açgözlü şirketler, yozlaşmış karakterler ve tam anlamıyla bir PR makinesi olsaydı ne olurdu? Garth Ennis ve Darick Robertson’ın vahşi çizgi romanından uyarlanan yapım, izleyiciye tam olarak bu katıksız, sansürsüz ve trajikomik kaosu vaat ediyor.
Google’da “The Boys konusu nedir” veya “The Boys izlenir mi” gibi soruları aratıp buraya düştüyseniz doğru yerdesiniz. Karşımızda süper kahraman janrını yerden yere vuran, mizahıyla gerdiren, vahşetiyle göz kırptıran bambaşka bir canavar var. Her gün karşımıza çıkan basmakalıp diziler arasından sıyrılıp sektöre adeta kurşun adres sormaz dedirten bir yapımla karşı karşıyayız.
Homelander Gerçekten Bir Kahraman mı Yoksa Dünyanın En Tehlikeli Sosyopatı mı?
The Boys dizisi, kahramanlık müessesesinin arka planındaki o kirli çamaşırları bir bir ortaya döküyor. Kahramanlarımız –ya da namıdiğer “Supe”lar– Vought adlı devasa bir holdingin kadrolu çalışanlarından başka bir şey değil. Halkın gözünde birer tanrı gibiler; ancak kameralar kapandığında uyuşturucu, güç zehirlenmesi ve sapkınlık dolu bir dünyanın içinde yüzüyorlar. İşte tam bu noktada, süper güçleri olmayan ama intikam hırsıyla yanan bir grup sıradan insan, yani “The Boys” sahneye çıkıyor.
Karl Urban’ın hayat verdiği Billy Butcher karakteri, ant kahraman tanımını adeta baştan yazıyor. Şiddete olan eğilimi, aksanı ve tavizsiz tavrıyla izleyiciyi ekrana kilitliyor. Diğer tarafta ise Antony Starr’ın muazzam bir performansla canlandırdığı Homelander duruyor. Homelander, Amerikan rüyasının dışarıdan ışıl ışıl, içeriden ise tamamen çürümüş halinin vücut bulmuş hali. Starr’ın mimikleriyle yarattığı o tekinsiz aura, ekranda belirdiği her an gerilimi tavan yaptırmaya yetiyor.
Bu amansız kedi-fare oyununda saf bir kurban olarak hikayeye dahil olan Hughie ve Vought’un çürümüşlüğüne içeriden tanık olan Starlight, anlatının vicdan yükünü sırtlıyor. Sistemik yozlaşmayı tepeye tırmandırırken, kapitalizmin kahramanlık olgusunu nasıl pazarlanabilir bir ürüne dönüştürdüğünü izlemek hem rahatsız edici hem de muazzam bir seyir zevki sunuyor.
Klasik Kahraman Anlatılarına Ağır Sille: Vought Şirketi ve Medya Eleştirisi
Bu yapımı muadillerinden ayıran en temel unsur, çizgi roman uyarlaması olmanın çok ötesine geçerek günümüz medya ve siyaset dünyasını acımasızca eleştirmesi. Süper kahraman dizileri önerileri arayanların genelde karşılaştığı o temiz, ilham verici hikayeler burada tamamen çöp tenekesine atılıyor. Vought şirketi üzerinden yürütülen kriz yönetimi, algı operasyonları ve sosyal medya manipülasyonları, günümüz dünyasının ne kadar korkunç bir yansıması olduğunu gösteriyor.
Peki ya aksiyon? Şiddet dozajı öyle seviyelerde ki, bazen ekrandan kafanızı çevirmek isteyebilirsiniz. Ancak bu kan ve vahşet asla boş bir şov için kullanılmıyor; hikayenin o karanlık, ham ve vahşi evrenini pekiştiren bir anlatı aracına dönüşüyor. Hızlı temposu, akılalmaz ters köşe anları ve izleyiciyi sürekli gerdiren yapısıyla bir oturuşta sezon bitirtecek cinsten.
Eğer haftalık izleme listelerinize yeni bir heyecan arıyorsanız ve ekrandaki o vurucu sahnelerle temponuzu artırmak istiyorsanız, sitemizdeki Aksiyon kategorimize göz atmak iyi bir fikir olabilir. Çünkü bu yapım, tansiyonu bir an bile düşürmeyen nadir işlerden biri.
Kaosun Sesleri: Müzik ve Atmosfer Uyumu
Görsel efektlerin ve sinematografinin başarısı bir yana, yapımın işitsel dünyası da takdire şayan. Iggy Pop’tan The Clash’e, punk rock tınılarından sert elektronik ritimlere kadar geniş bir yelpazeye yayılan müzik seçimleri, sahnelerin şiddet ve kaos dozajını iki katına çıkarıyor. Görsel dilin o renkli ama bir o kadar da çamurlu atmosferi, müziklerle birleştiğinde adeta ritmik bir başkaldırıya dönüşüyor.
Yönetmen koltuğundaki isimler, aksiyon sahnelerini sıradan bir dövüş koreografisi gibi değil, karakterlerin psikolojik patlamaları olarak kurgulamış. Bir sahnede kahkahalarla gülerken hemen ardından gelen saniyede dehşet içinde kalabiliyorsunuz. Bu duygu geçişlerini bu kadar pürüzsüz yönetebilmek gerçekten büyük bir vizyon gerektiriyor.
Vought Matriksinin Artıları ve Eksileri
Her popüler kültür fenomeninde olduğu gibi bu yapımın da zirve yaptığı noktalar ve bazen izleyiciyi yoran kısımları mevcut. Şeffaf bir değerlendirme yapmak gerekirse:
- Zirveye Oynayan Yönler: Antony Starr ve Karl Urban’ın devleşen oyunculuk performansları; kapitalizm, medya ve popüler kültür üzerine vurucu sosyo-politik eleştiriler; sınırları zorlayan, ezber bozan aksiyon ve mizah dengesi.
- Hizalanamayan Yönler: Şiddet ve gore dozajının bazı izleyiciler için rahatsız edici boyutlara ulaşabilmesi; yan karakterlerin hikaye arklarının zaman zaman ana tempoyu yavaşlatması.
Süper Güçlerin Karanlık Yüzü: Kamera Arkasından İlginç Detaylar
Yapım aşaması da en az dizinin kendisi kadar ilginç detaylarla dolu. Örneğin, set ekibinin “Bileşik V” (Compound V) tüpleri ve sahte kan efektleri için tonlarca özel malzeme kullandığı biliniyor. Hatta bir sahnede kullanılan sahte kan miktarının, standart bir korku filminin tamamında kullanılan miktardan fazla olduğu söyleniyor.
Ayrıca Antony Starr, Homelander’ın o meşhur kaslı kostümünün içinde hareket etmenin son derece zor ve klostrofobik olduğunu, ancak bu rahatsızlık hissinin karakterin içindeki o sürekli patlamaya hazır öfkeyi beslediğini belirtiyor. Çizgi romana kıyasla dizide yapılan bazı karakter değişiklikleri ise (örneğin A-Train ve Victoria Neuman karakterlerinin işleniş biçimi) hikayenin televizyon uyarlamasına çok daha güçlü bir ivme kazandırmış durumda.
Bu Yapımı Kimler Bağrına Basmalı, Kimler Yanından Bile Geçmemeli?
Eğer Marvel veya DC’nin o “her şey çok güzel olacak” temalı, aile dostu yapımlarından bıkıp usandıysanız, kara mizahı ve politik taşlamayı seviyorsanız bu dizi tam sizin kaleminiz. Zeki kurgusu, derinlikli karakter analizleri ve soluksuz temposuyla ekran başında kaliteli vakit geçirmek isteyenler kesinlikle kaçırmamalı. Benzer şekilde zihin zorlayan ve ezber bozan yapımları keşfetmek isterseniz Farklı Evren derlemelerimize de göz atabilirsiniz.
Ancak kan, vahşet, küfür ve aşırı hassas konuların mizah malzemesi yapılması sizi rahatsız ediyorsa, bu yapımdan ışık hızıyla uzaklaşmanızı tavsiye ederiz. Zira dizi, etik değerleri sorgulatırken sınır tanımama konusunda son derece cüretkar.
Vought Evrenine Adım Atmaya Hazır mısınız?
Toparlamak gerekirse; süper kahraman mitosunu yerle bir eden, izleyiciyi hem güldüren hem de düşündüren, zaman zaman da şoke eden modern bir başyapıtla karşı karşıyayız. Kalıpların dışına çıkmayı başaran anlatısıyla uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir seyirlik.
Peki siz bu kaos dolu evren hakkında ne düşünüyorsunuz? Homelander gerçekten haksız mı, yoksa Butcher işleri fazla mı kişiselleştiriyor? Yorumlarda tarafınızı seçin ve tartışmaya katılın! Yeni dizi keşifleri ve güncel incelemeler için sitemizin Blog sayfasını takip etmeyi unutmayın.
- Yönetmen
Frederick E. O. Toye
Karen Gaviola
Philip Sgriccia- Oyuncular
Charlize Theron
Giancarlo Esposito
Jensen Ackles
Karl Urban
Samuel L. Jackson- Sezon
- 5
- Bölüm
- 40
- Platform
The Boys Dizisi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!
Burada bir sessizlik hakim... "The Boys" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.




