IMDb


Gözlerinde o kronik huzursuzluğu ve kontrolü kaybetmek üzere olan karakterlerin o zarif öfkesini taşımayı başaran çok az oyuncu var; Victoria Pedretti de tam olarak bu nadir azınlıktan. Ekran karşısına ilk geçtiğinde "yeni nesil çığlık kraliçesi" etiketi yapıştırılıp geçilebilirdi ama o, o dar kalıbı kırıp psikolojik gerilim ve dram türlerinde kendine oldukça rahat ve rahatsız edici bir alan açtı. Zaten onu izlenebilir kılan da kusursuz kahramanları oynaması değil, arızalı, yaralı ve köşeye sıkışmış figürlere hayat verirken gösterdiği o sinir bozucu derecedeki doğallık.
1995 doğumlu Carnegie Mellon mezunu bu genç kadın, sektöre adım atar atmaz öyle projelerle başlangıç yaptı ki, amatörlük evresini atlayıp doğrudan derin sularda yüzmek zorunda kaldı. Netflix’in korku antolojilerindeki rolleriyle geniş kitlelerin radar entró ama onu sadece bir "korku dizisi oyuncusu" olarak etiketlemek büyük haksızlık olur. Pedretti, sakin duruşunun altındaki o öngörülemez patlama potansiyelini senaryolara çok iyi entegre ediyor. Popüler kültürün hızla tüketip unuttuğu yüzlerden biri olmamasının en büyük sebebi de bu; oynadığı karakterlerin hayran olunası değil ama son derece gerçek olmasını başarıyor.
Pedretti'nin oyunculuk refleksi üzerine kurulu; repliklerden ziyade bakışlarıyla, duruşundaki o gerginikle oynuyor. Mimiklerini korkutucu derecede kontrollü kullanabiliyor. Bir sahnede dünyanın en masum insanıyken, saniyesinde ekran başındakini germeyi başaran o soğuk tebessüme geçiş yapabilmesi her haricî oyuncunun harcı değil. Tabii bu yoğun ve tüketici tarzın kariyerinde bazı tekrarları beraberinde getirdiği eleştirileri de yapılıyor. Sürekli travmatik, takıntılı veya mental olarak sarsıntılı karakterleri canlandırması, bazı sinema yazarları tarafından "tek tip oyuncu" riskini doğursa da, kendisi bu dar alanın sınırlarını zorlamaktan vazgeçmedi.
İzlemeli.com'un oyuncu arşivinde Victoria Pedretti adına tıkladıysanız, muhtemelen konfor alanınızdan çıkmayı göze alıyorsunuz demektir. Onun filmografisindeki işler sırtınızı yaslayıp patlamış mısır yiyeceğiniz türden şeyler değil; daha çok insan psikolojisinin karanlık odalarında dolaşmayı sevenlere hitap ediyor.