IMDb


Sinema dünyasının o bildiğimiz "popüler ve parıltılı" kalıplarına sığmayan, her rolünde sanki başka bir ruhun içine hapsolmuş gibi oynayan birinden bahsediyoruz. Rooney Mara; izlerken "Bu kadın neden bu kadar sakin ama bir o kadar da tehlikeli?" dedirten, bakışlarıyla senaryonun tüm ağırlığını taşıyabilen nadir oyunculardan. Eğer bugün burada, onun külliyatını karıştırmak için buluştuysak, doğru adrestesin; çünkü biz de senin gibi sadece "izlemek"le kalmayıp, o oyunculuğun dibine vurmayı sevenlerdeniz. Şimdi kahveni tazele, çünkü Rooney Mara'nın o soğuk ama büyüleyici dünyasına giriş yapıyoruz.
1985 yılında New York'ta, oyunculuk dünyasına hiç de yabancı olmayan bir ailede dünyaya gelen Rooney Mara, aslında kariyerine çok da gürültü koparmadan başladı. Ancak The Social Network filmindeki o kısa ama etkileyici sahnesiyle radarlarımıza girdi, David Fincher’ın The Girl with the Dragon Tattoo (Ejderha Dövmeli Kız) filmindeki Lisbeth Salander yorumuyla ise hepimizi koltuklarımıza çiviledi. O günden beri, üzerine yapışan "soğuk ve mesafeli" imajını, her filminde farklı katmanlarla eritmeyi başaran, sinemanın en karakteristik yüzlerinden biri haline geldi.
Rooney Mara’nın olayı, bağırmadan, çağırmadan, sadece kaşının ucuyla ya da duruşundaki o hafif bıkkınlıkla duyguyu geçirebilmesi. Bir oyuncunun "yokmuş gibi" oynaması sanattır; Mara bu sanatın kitabını yazıyor. İşte onu özel kılan bazı detaylar:
Sadece popüler olduğu için değil, gerçekten izleyeni dönüştürdüğü için seçtiğimiz şu işler, Mara'nın oyunculuk yelpazesini anlamak için şart:
Kısacası; Rooney Mara, ana akım sinemanın içinde kendi bağımsız ve özgün çizgisini korumayı başaran nadir bir yetenek. Şimdi, senin için derlediğimiz filmlerine göz atma vakti. Bakalım o buz gibi bakışların altındaki ateş, seni de bizim kadar yakacak mı?