Ahmaklar

Idiocracy
Ahmaklar afişi
Önerdi
Fragmanı İzle

Modern dünyanın gidişatından endişe duyan, sabah işe giderken yanındaki insanların telefona bakışına bakıp “Biz buraya nasıl geldik?” diye içinden geçiren kaç kişiyiz? Eğer kendinizi sık sık insanlığın evrimsel bir geri sayımda olduğunu düşünürken buluyorsanız, hoş geldiniz, doğru yerdesiniz. Bugün, tam olarak bu karamsar ama bir o kadar da komik tezi savunan, 2006 yapımı kült bir klasik olan Idiocracy (Ahmaklar) ile masaya oturuyoruz. Mike Judge’ın yönetmen koltuğunda oturduğu bu film, vizyona girdiğinde pek de kıymeti bilinmeyen, ancak yıllar geçtikçe bir kehanetler kitabına dönüşen o meşhur yapım. İşte bu akşam ne izlemeli diye kara kara düşünüyorsanız, sizi koltuğunuza çivileyecek bir yolculuk bekliyor.

Gelecek Tahminleri Neden Hep Karanlık Olmak Zorunda?

Bilim kurgu türü genelde bizi ya uçan arabalarla, ya da distopik, gri ve metalik bir dünyayla baş başa bırakır. Ancak Idiocracy, işin içine teknolojik dehayı değil, insanlığın kolektif aptallaşmasını koyarak işin rengini değiştiriyor. Film, kış uykusuna yatırılan ortalama zekaya sahip bir askerin ve bir hayat kadınının, 500 yıl sonra uyandıklarında karşılaştıkları dünyayı konu alıyor. Ama öyle “vay efendim teknoloji gelişmiş” gibi bir durum yok. Aksine, herkesin birer zombi gibi dolaştığı, suyun yerini enerji içeceklerinin aldığı, kitap okumanın “entelektüel bir suç” sayıldığı bir dünya hayal edin.

Filmdeki o meşhur Black Mirror gibi modern distopyaların köklerine inen yapısı, aslında senaryosunun basitliğinde saklı. Karmaşık bir olay örgüsü aramayın, burada önemli olan şey, toplumsal çöküşün mizahi bir dille nasıl bu kadar keskin eleştirilebileceğini görmek. Eğer film izleme deneyiminizi sadece patlamalı çatlamalı aksiyonlarla sınırlı tutuyorsanız, bu film sizin için biraz fazla “gerçek” kaçabilir.

Oyunculuktan Atmosfere: Neden Bu Bir “Kült” Klasik?

Luke Wilson, o şaşkın ve her şeye uyum sağlamaya çalışan Joe karakteriyle harika bir iş çıkarıyor. Aslında filmdeki herkes, yani o aptallaşmış toplumun üyeleri, karikatürize edilmiş halleriyle oyunculuk dersi veriyor diyebiliriz. Yönetmen Mike Judge, karakterleri aptalca ama sempatik kılmayı başarmış. Atmosfere baktığımızda, her şeyin logolarla dolu olduğu, tüketimin zirve yaptığı o görsel tasarım, aslında bugünkü reklam dünyasının bir eleştirisi gibi. Müzik seçimleri ise filmin absürt havasını destekleyecek kadar rahatsız edici ve ironik.

Bu Filmi İzlemeli misiniz?

Şimdi gelelim can alıcı soruya: Bu film neden önerilebilir? Eğer sosyal medyada saatlerce boş içerik kaydırdıktan sonra kendine gelmek isteyen, ironiden anlayan ve siyah mizahı bir yaşam biçimi olarak benimseyen biriyseniz, kesinlikle izlemelisiniz. En iyi filmler listesine girer mi tartışılır, ama Don’t Look Up gibi toplumsal hiciv barındıran filmlerle aynı çizgide, en düşündürücü absürt komedi kategorisinde ilk 5’i zorlayacağı kesin.

  • Güçlü Yanlar: Toplumsal eleştirideki sivri dil, kehanet niteliğindeki senaryo, akılda kalıcı diyaloglar.
  • Zayıf Yanlar: Düşük bütçeli görsel efektler (ki bu bir tercih de olabilir), bazı sahnelerdeki tekrara düşen mizah anlayışı.
  • Atmosfer: Tüketim toplumunun çöp kutusuna atılmış bir gelecekte geçiyor.
  • Puan/Ödül: Zamanın ötesinde bir kült statüsünde, hayranları arasında “belgesel” olarak adlandırılıyor.

Az Bilinen Detaylar ve Kamera Arkası

Biliyor muydunuz? Film vizyona girdiğinde stüdyo (Fox) tarafından adeta “gömen” bir stratejiyle piyasaya sürüldü. Neredeyse hiç tanıtımı yapılmadı ve kısıtlı sayıda salonda gösterildi. Birçok kişi bunun, filmin o dönemki şirketleri ve tüketim kültürünü çok ağır eleştirmesinden kaynaklandığını savunuyor. Ayrıca filmde kullanılan birçok markanın logoları, o dönemde gerçekten büyük şirketlerden izin alınarak yapıldı ve bu da filmin “gerçeklikten ne kadar uzaklaşmaya çalıştığını” gösteren ironik bir detaydı.

Kimlere Hitap Ediyor?

Distopik yapımlardan hoşlananlar, “Black Mirror” tadında ama daha komik bir şeyler arayanlar için bulunmaz bir nimet. Yabancı film tavsiyesi isteyen arkadaşlarınızın karşısına, “Sana bir ayna tutacağım” diyerek bu filmi koyabilirsiniz. Ancak şunu baştan söyleyelim: Eğer zekanın yüceltildiği, her şeyin mantıklı bir sonuca bağlandığı filmlerden hoşlanıyorsanız, bu film sizi biraz sinirlendirebilir. Çünkü film, izleyiciye “Biz ne ara bu hale geldik?” dedirtmek için tasarlanmış bir şok terapisi.

Sonuç olarak Idiocracy, hayatın ciddiyetinden sıkılan, insanlığın haline gülerken bir yandan da hafifçe bir burukluk hissedenler için harika bir seçenek. Peki, sizce dünya gerçekten filmdeki o yöne doğru mu evriliyor? Yoksa biz sadece karamsar birer izleyici miyiz? Kendi tespitlerinizi, film hakkındaki düşüncelerinizi aşağıya yorum olarak bırakın da, bu “ahmaklar” dünyasında yalnız olmadığımızı görelim. Bakalım sizin kehanetleriniz neler?

Yönetmen
Ülke
Yıl
Süre
84 dakika
×
YouTube video
×
Paylaş

Ahmaklar Filmi İçin Tepki Ver!

Ahmaklar Filmi izlendi ve bitti; peki sende nasıl bir iz bıraktı? Tepkini hemen aşağıya bırak!

Bu içerik size nasıl hissettirdi?

Ahmaklar Filmi Yorumları

Misafir kullanıcı profil fotoğrafı

    Burada bir sessizlik hakim... "Ahmaklar" hakkında fikirlerini paylaşarak bu sessizliği bozabilirsin.

    Yorum yaparak görüşlerini paylaş

    Ahmaklar Filmi İle Benzer İçerikler

    Geri Bildirim