IMDb


Sinemanın o steril, fazla cilalı dünyasından sıkıldın mı? O zaman doğru yerdesin. Damián Szifron, beyaz perdenin o kibar ama aslında içten içe delirmeye hazır taraflarını kaşıyan, kaosu bir sanat formu gibi kullanan Arjantinli bir dahi. Adam, gündelik hayatın içindeki o bastırılmış öfkeyi öyle bir servis ediyor ki, izlerken hem kendinden utanıyor hem de yönetmenin zekasına hayran kalıyorsun. Senin için seçtiğimiz efsane filmlere geçmeden önce, bu "kaos mimarının" dünyasına biraz daha yakından bakalım.
Damián Szifron, 1975 yılında Arjantin'de dünyaya gelen ve sinemayı bir terapi seansı (belki de biraz şok terapisi) gibi kullanan bir yönetmen. Sadece yönetmen koltuğunda oturmakla kalmıyor, kalemini de en az kamerası kadar keskin kullanıyor. Onu çoğu kişi başyapıtı Asabiyim Ben (Relatos salvajes) ile tanıdı; o filmdeki insanın sınırlarını zorlayan kara mizah, aslında Szifron’un sinema dilinin sadece fragmanıydı.
Szifron, "toplum kuralları" denilen o ince çizgiyi çekip çekip koparmayı seviyor. Onun dünyasında bir trafik tartışması veya bir nikah töreni, bir anda hayatta kalma mücadelesine dönüşebilir. İşte onu izlemeye değer kılan temel özellikler:
Televizyon dünyasından gelen tecrübesini sinemaya damıtarak aktaran Szifron, özellikle Los Simuladores dizisiyle Arjantin'de kült statüsüne erişti. Ancak gerçek vuruşunu, Cannes'da ayakta alkışlanan ve Oscar adaylığına kadar uzanan Relatos salvajes ile yaptı. Eğer henüz onun evrenine dalmadıysan, hemen aşağıda senin için kürate ettiğimiz listeye göz at; çünkü bu yönetmen, sinema akşamlarını vasatlıktan kurtarmak için birebir.