IMDb

Eğer sinemaya sadece bir "eğlence aracı" olarak bakıyorsanız, Brezilya sinemasının o hırçın, terli ve dur durak bilmeyen ritmi sizi biraz sarsabilir. Burası, kameranın lensine tropikal bir nemin, sosyal bir öfkenin ve sokakların o hiç bitmeyen enerjisinin sindiği bir yer. Brezilya’da sinema; stüdyo ışıklarının steril dünyasından değil, şehrin çeperindeki barakalardan, ormanın derin sessizliğinden ve Samba’nın kaotik uyumundan beslenir. Burada kurgu masası bir cerrahın masası gibidir; keskin, tavizsiz ve hayatın tam damarına basan cinsten.
Brezilya sinemasını diğerlerinden ayıran en temel şey, o kendine has "estetik direniş" tavrıdır. İster bir favela gerilimi olsun, ister soyut bir sanat filmi, bu coğrafyanın yönetmenleri izleyiciyi asla eldivenle tutmaz. Brezilya filmleri, sizi koltuğunuza çivilerken aynı zamanda ensenizde o sıcak rüzgârı hissettirir. Bu filmlerde, "fukaralık pornografisi"ne düşmeden, insan ruhunun o devasa ve çoğu zaman karanlık labirentlerinde gezinen bir kamera diliyle karşılaşırsınız.
Listelere giren o ikonik yapımları özel kılan şey, teknik mükemmeliyetten ziyade taşıdıkları kültürel DNA'dır. Bu filmler şunları vadeder:
Bir küratör olarak şunu söyleyebilirim: Brezilya sinema kültürü, tıpkı ülkenin kendisi gibi antropofajiktir; yani dışarıdan gelen her türlü sinematik akımı (Yeni Dalga, İtalyan Neorealizmi, Amerikan tür sineması) alır, yutar ve kendi yerel dokusuyla harmanlayarak bambaşka bir mutfak ortaya çıkarır. Bu sinemada sadece izlemezsiniz; Brezilya’nın o amansız temposunu, tutkusunu ve bazen de o melankolik kaderciliğini içinizde taşırsınız.
Özetle; eğer standart sinema anlatılarından sıkıldıysanız, kameranın arkasındaki o vahşi dehanın peşine düşmek için doğru yerdesiniz. Hazırlanın, çünkü bu filmleri izledikten sonra dünya sinemasına olan bakış açınızın "sabit" kalması imkansız.