IMDb


Eğer sinema dünyasında gerçek bir karaktere, her role cuk oturan o "tekinsiz" bakışlara ve karizmaya açsan, doğru yerdesin. Stephen McHattie ismi, filmografisinde gördüğün an "Tamam, şimdi olaylar karışacak" dedirten o ender oyunculardan biri. Bizim gibi sinema tutkunları için o, sadece bir oyuncu değil; her kareye ağırlığını koyan, sahne çalma konusunda profesörlük yapmış bir yaşayan efsane. Şimdi kahveni hazırla, çünkü bu adamın sadece biyografisine değil, perde arkasındaki o karakteristik duruşuna yakından bakıyoruz.
1947 yılında Kanada'da dünyaya gelen Stephen McHattie, aslında oyunculuk okulunun kitabını yazabilecek isimlerden. Dramatik rollerin altından kalkması bir yana, o keskin hatları ve buz gibi bakışlarıyla adeta "kötü adam" veya "gizemli yabancı" rollerinin dünyadaki karşılığı. Amerikan Dramatik Sanatlar Akademisi'nde aldığı eğitim, onun her projede neden bu kadar "sağlam" durduğunu açıklıyor aslında. O, Hollywood'un parıltılı dünyasından ziyade, karakterin ruhunu söküp çıkaran o karanlık ve derin sularda yüzmeyi tercih edenlerden.
Pek çok oyuncu sadece metne sadık kalırken, McHattie karakterin zihnindeki o gri bölgeleri bize hissettirmeyi çok iyi biliyor. Onu izlerken sadece bir oyuncu görmüyorsun; o karakterin geçmişini, pişmanlıklarını ve belki de o anki tehlikeli planlarını gözlerinde okuyorsun. İşte bazıları için neden "vazgeçilmez" olduğunun kısa özeti:
Stephen McHattie, televizyon ekranlarından beyaz perdeye geçişte asla bir "taraf" seçmedi; her iki tarafta da aynı ciddiyetle yer aldı. Seinfeld'den The Strain'e kadar geniş bir yelpazede izlediğimiz bu usta, özellikle bağımsız sinemanın da en büyük destekçilerinden biri oldu. Eğer hâlâ onun oyunculuk skalasına dair bir şüphen varsa, filmografisindeki seçmece işlere göz at; bir aktörün karakterleri nasıl "yaşadığını" o an fark edeceksin.
Editörün Notu: Şimdi bu adamın neden sinemanın "gizli kahramanı" olduğunu anladığına göre, senin için derlediğimiz efsane film önerilerine geçebilirsin. Ama unutma, McHattie'nin olduğu her film, en az bir kez izlenmeyi hak eder. İyi seyirler!