IMDb


Eğer sinemanın o steril ve sıkıcı koridorlarından sıkıldıysan, doğru yerdesin. Kan, ter, gözyaşı ve bolca ikonik diyalogla örülü o kaotik dünyaya hoş geldin! Bugün, perde arkasında elinde kahvesiyle "şiddet bir sanat formudur" diyen o adamı, sinema tarihinin en büyük "kötü çocuk" hikayesini konuşacağız. Quentin Tarantino, sadece bir yönetmen değil; o, sinemayı yeniden okumamızı sağlayan, her sahnesiyle "bunu nasıl düşündü?" dedirten o dahi meczup. Şimdi kemerlerini bağla, Tarantino evrenine kısa bir dalış yapıyoruz.
Kabul edelim, Quentin Tarantino olmasa sinema dünyası bugün sadece birbirinin kopyası olan sıkıcı yapımlardan ibaret olurdu. 1963 doğumlu bu sinema hastası, kariyerine bir video dükkanında başladı ve o rafların arasında öğrendiği her şeyi alıp beyaz perdeyi kan gölüne çevirirken aslında bir sanat şaheseri yarattı. Senaryo yazımındaki keskin zekası, müziği bir karakter gibi kullanması ve o kendine has "Tarantino tarzı" kurgusu, onu sadece bir yönetmen değil, bir popüler kültür ikonu yaptı.
Onun filmlerini diğerlerinden ayıran, sadece o meşhur ayak fetişi sahneleri ya da havada uçuşan mermiler değil. Tarantino, izleyiciyle nasıl oynaması gerektiğini çok iyi biliyor:
Reservoir Dogs ile yeraltı dünyasına sert bir giriş yaptı, Pulp Fiction ile sinema tarihini yerinden oynattı ve Kill Bill ile intikamı bir dansa dönüştürdü. Quentin Tarantino, sadece geçmişin sinemasına saygı duruşunda bulunmuyor; o, sinemayı kendi kurallarına göre yeniden yazıyor. Şimdi, bu kaotik dâhinin filmografisinde kaybolmaya hazırsan, hemen aşağıda senin için seçtiğimiz efsane filmlerine göz atabilirsin. İyi seyirler, ama dikkat et; Tarantino izlemek bağımlılık yapar!
IMDb

IMDb

IMDb

IMDb
