IMDb


Gözlerinde o meşhur buz gibi bakış, yüzünde ise her an bir oyun çeviriyormuş gibi duran o yarım gülümseme... Eğer buradaysan ve rotanı Mads Mikkelsen sayfasına kırdıysan, kaliteli sinemadan anladığını tescillemişsin demektir. Danimarka’nın bu "karizmatik soğuk kanlısı", öyle herhangi bir aktör değil; o, ekrana çıktığı an ortamın havasını değiştiren, rolüne büründüğü her karakteri adeta bir cerrah titizliğiyle işleyen bir oyunculuk gurusu. Şimdi kemerlerini bağla, çünkü Mads’in büyüleyici filmografisine dalmadan önce bu adamın neden sinema dünyasının "enleri" arasında olduğunu kısaca masaya yatırıyoruz.
1965 Kopenhag doğumlu Mads Mikkelsen, kariyerine bir aktör olarak başlamadan önce aslında profesyonel bir dansçıydı. Yani o ekrandaki kontrollü, estetik ve kusursuz hareketlerinin altında aslında yılların getirdiği bir beden disiplini yatıyor. Nicholas Winding Refn’in Pusher serisiyle yeraltı dünyasının karanlık sularına daldığında, kimse onun bir gün Hollywood’un en aranan kötü adamlarından biri olacağını tahmin etmiyordu. O, Hannibal Lecter rolüyle unutulmazlar arasına adını yazdırdı ama aynı zamanda Jagten (Onur Savaşı) ile bir insanın nasıl paramparça edilebileceğini iliklerimize kadar hissettirdi.
Mads Mikkelsen, "metot oyunculuğu" yapıyorum diye abartılı mimiklere giren oyunculardan değil. O, azla çok şey anlatanlardan. Bir bakışıyla binlerce kelimelik monologtan daha fazla anlam yüklüyor sahneye. Eğer izleme listen hala boşsa, şu detaylar neden ona takıntılı olduğumuzu özetliyor:
Mads, sadece bir yüz değil, bir atmosferdir. Avrupa sinemasının o gri, gerçekçi ve samimi havasını Hollywood’un parlak ışıklarıyla birleştirmeyi başaran nadir isimlerden. Onun filmografisinde gezinirken şunlara dikkat etmeni öneririz:
Kısacası; Mads Mikkelsen izlemek, sinemada estetik ve gerilimi aynı anda solumaktır. Şimdi aşağı kaydır, senin için seçtiğimiz efsane filmlerine göz at ve bu Danimarkalı karizmanın neden vazgeçilmez olduğunu kendi gözlerinle keşfet. İyi seyirler!