IMDb


Bazı oyuncular vardır, sadece ekrana girmeleri bile filmin ağırlık merkezini değiştirir. İşte Jonathan Pryce tam olarak o klasmanda; ister Shakespeare uyarlamalarında toz yuttursun, isterse beyaz perdede karizmasıyla büyülesin, o "hissedilen" oyunculardan. Eğer bugün burada, onun filmografisini deşmeye geldiysen, doğru yerdesin. Çünkü biz sıradan bir biyografi metni değil, bir sanatçının ruhuna kısa bir yolculuk vadediyoruz. Hazırsan, bu usta ismin neden sinema dünyasının gizli kahramanlarından biri olduğunu konuşalım.
1947 Galler doğumlu olan Jonathan Pryce, aslında sadece bir oyuncu değil, İngiliz tiyatrosunun tozlu sahne tahtalarından Hollywood’un ışıltılı dünyasına uzanan, her rolü kendine has bir üslupla yoğuran bir karakter mimarı. Kariyerine baktığımızda, onun "kötü adam" rollerindeki o tekinsiz sakinliğinden, duygusal derinliği olan dramatik karakterlere kadar yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu görebiliriz. O, izleyiciyi yormadan, tek bir bakışla hikayeyi anlatan o nadir oyunculardan.
Pryce, öyle her önümüze gelen "ünlü" gibi parlayıp sönmedi; o, oyunculuğunu her geçen yıl bir şarap gibi yıllandırdı. Eğer hala izlemediysen, onu özel kılan bazı karakteristik noktalar şunlar:
Pryce, sinema tarihinde iz bırakmış projelerde yer alırken hiçbir zaman "fazla"ya kaçmadı. İşte onun oyunculuk kariyerindeki o rafine çizgiyi görebileceğiniz birkaç detay:
Brazil (Terry Gilliam ile olan iş birliği tam bir başyapıt dersidir), Pirates of the Caribbean serisindeki kendine has duruşu ve tabii ki son dönemdeki The Two Popes ile Oscar adaylığına uzanan o muazzam performans. Pryce, izleyiciyi manipüle etmeden, doğrudan karakterin derisinin altına girmenizi sağlıyor.
Son söz: Eğer bir filmde Jonathan Pryce varsa, o filmin senaryosunda bir hata olsa bile onun oyunculuğu sayesinde o film izlenir hale gelir. Şimdi hazırsan, senin için derlediğimiz, Pryce'ın parladığı o efsane seçkilere geçelim. İyi seyirler!