IMDb


İtiraf edelim; bazı oyuncular vardır, ekranı gördüğün an “Tamam, şimdi olay başlayacak” dersin. Emily Blunt işte tam olarak o kategoride, çıtanın hep en üstünde duranlardan. İngiliz zarafetiyle o deli dolu oyunculuk enerjisini öyle bir harmanlıyor ki, ister bir aksiyon filminde elinde silahla oradan oraya koşsun, isterse dönem dramasında bir kraliçe gibi asaletiyle büyülesin; gözünü kırpmadan izliyorsun. Film gecenizi kurtaracak o özel seçkiye geçmeden önce, sinemanın bu bukalemun gibi oyuncusuna biraz saygı duruşunda bulunalım istedik.
1983 Londra doğumlu Emily Blunt, kariyerine tesadüfen başlayan ama yeteneğiyle o tesadüfün hakkını sonuna kadar verenlerden. The Devil Wears Prada’daki o unutulmaz asistan tiplemesiyle hayatımıza öyle bir girdi ki, o günden beri karakter oyunculuğunun zirvesinde geziniyor. Sadece “güzel oyuncu” etiketine sığdırılamayacak kadar teknik, soğukkanlı ve her role kendi imzasını atan bir isimden bahsediyoruz. Dramdan gerilime, müzikalden bilimkurguya kadar girmediği delik kalmadı.
Piyasada "her rolü oynarım" diyen çok, ama Blunt bunu gerçekten yapanlardan. İzleyiciyi manipüle etme konusunda usta; bazen en sadık dostunuz, bazen en büyük kabusunuz olabiliyor. İşte kariyerini özetleyen o karakteristik detaylar:
Eğer Emily Blunt külliyatına yeni dalıyorsanız veya "ya bu kadın gerçekten bu kadar iyi mi?" diye kendinizi sınıyorsanız; Sicario'daki o yıkılmış ama dik duran ajan performansı ya da Edge of Tomorrow’daki aksiyon ikonu hali başlangıç için ideal. Ama bizce, her filminde ayrı bir lezzet var. Şimdi arkanıza yaslanın, çerezlerinizi hazırlayın ve Blunt’ın başrolünde olduğu o efsane yapımların derinliklerine dalın. Sizin için en iyilerini seçtik, gerisi sadece izleyip keyif almaktan ibaret!