IMDb

Sinema dünyasında "düşük bütçeyle devleşmek" diye bir sanat varsa, Stuart Hazeldine bu işin kitabını yazanlardan. Öyle her yönetmen her filminde seyirciyi tek bir odaya kapatıp iki saat boyunca gerim gerim geremez; bunu yapabilen adamın zekasına şapka çıkarılır. Eğer sen de ana akım sinemanın cilalı sahtekarlığından sıkıldıysan, Hazeldine'in o keskin, minimalist ve psikolojik derinliği olan dünyasına hoş geldin. Tam aradığın kafadasın; şimdi senin için seçtiğimiz efsane içeriklere geçeceğiz ama önce bu adamın neden radarımızda olduğuna bir bakalım.
Stuart Hazeldine, beyazperdeye senarist olarak giriş yapıp yönetmen koltuğuna oturduğunda, "çok eşya, az hikaye" dönemini kapatıp "tek mekan, bin tane dert" dönemini başlatanlardan. İngiliz sinemasının bu özgün ismi, bütçeyi değil zekayı ön plana koyan, seyircinin zihnini bir yapboz gibi parçalara ayırmayı seven bir yönetmen. Hollywood'un şatafatına aldanmadan, insan psikolojisinin en karanlık dehlizlerinde el feneriyle gezmeyi tercih ediyor.
Onun filmlerini izlerken "Bir sonraki sahnede ne olacak?" diye düşünmekten ziyade, "Karakterin yerine ben olsam ne yapardım?" sorusuyla baş başa kalıyorsun. İşte Hazeldine'i izleme listene eklemen için birkaç neden:
Hazeldine'in filmografisi, "az olsun ama öz olsun" diyenler için gerçek birer mücevher niteliğinde. Özellikle Exam (Sınav) filmiyle, kapalı alan gerilimi türüne kattığı yenilikler, bağımsız sinemayı seven bizler için bir ders niteliğinde. Kendi deyimiyle, o büyük patlamalarla değil, büyük sorularla uğraşıyor.
Şimdi lafı fazla uzatmayalım; bu yönetmenin zihin açan dünyasına daldıysan, aşağıdaki film önerilerimizle sinema maratonunu bir üst seviyeye taşıma vakti geldi. Kemerlerini bağla, çünkü Stuart Hazeldine dünyasında her şey göründüğünden çok daha karışık!