IMDb


Sinema dünyasında elinde kamera olan herkes yönetmen olabilir ama Orta Dünya’yı evimizin salonuna, o devasa savaş meydanlarını ise zihnimizin en derin köşelerine kazımayı sadece bir kişi başarabilirdi. Eğer buradaysan, muhtemelen sen de benim gibi "Yüzüklerin Efendisi" maratonuna başlamadan önce yönetmenin vizyonuna şapka çıkarmak isteyen, sinema tutkusu damarlarında dolaşan o doğru kişisin. O halde kahveni tazele, çünkü sinema tarihinin en büyük risklerini alıp bu riskleri efsaneye dönüştüren o dahi Peter Jackson’ın dünyasına dalıyoruz.
1961 Yeni Zelanda doğumlu olan Peter Jackson, aslında sektöre Hollywood’un o steril, cilalı stüdyolarından çok uzak, kendi arka bahçesinde kanlı-canlı korku-komedi filmleri çekerek girdi. Bad Taste ve Braindead gibi yapımlarla "gore" sanatının kitabını yeniden yazan bu adamın, günün birinde Tolkien’in o devasa epik dünyasını beyaz perdeye taşıyıp Oscar’ları silip süpüreceğini kim tahmin edebilirdi ki? Jackson, teknik detaylara olan takıntısıyla bilinen ama aynı zamanda hikaye anlatıcılığındaki o samimi dokunuşu asla kaybetmeyen, tam bir "teknoloji ve duygu" hibriti.
Pek çok yönetmen büyük bütçelerle kaybolurken, Jackson o bütçeleri dünyalar kurmak için kullanıyor. Onun sinemasını özel kılan birkaç detaydan bahsedelim:
Jackson’ın filmografisi, bir yönetmenin amatörlükten zirveye giden yolculuğunun en net özeti gibidir. Heavenly Creatures ile dramdaki ustalığını kanıtlayıp, The Lord of the Rings üçlemesi ile sinema tarihinin akışını değiştirdi. Ardından King Kong ile nostaljiye, The Lovely Bones ile karanlık bir dünyaya göz kırptı. Şimdi ise senin için seçtiğimiz bu efsanevi filmografiye göz atma vakti. Hazırsan, Peter Jackson’ın dehasına yakından bakmaya başlayalım; çünkü o, sinemada imkansızın sadece bir "deneme" olduğunu kanıtlayan adam.