IMDb


Eğer türler arası geçişte ustalık arıyor, bir yönetmenin hem kara mizahın dibine vurup hem de yüreğimizi yerinden sökebileceğine inanıyorsan, doğru adrestesin. Owen Harris, televizyon dünyasının o steril atmosferini alıp kendi vizyonuyla yeniden inşa eden, "şunun başka bölümünü çekse de izlesek" dedirten nadir isimlerden biri. Şimdi, onun neden sinema dünyasının gizli kahramanlarından biri olduğunu ve neden her işinin takip edilmesi gerektiğini biraz deşelim.
Owen Harris, sinema ve televizyon dünyasının mutfağında yetişmiş, özellikle estetik kaygıyı hikaye anlatıcılığının tam merkezine koyan bir yönetmen. Sadece sahneleri yönetmiyor, aynı zamanda izleyiciyi o sahnenin içine hapsediyor. İngiliz disiplini ile modern anlatımın o tekinsiz ama bir o kadar da çekici harmanını en iyi sunanlardan biri. Onun için "sadece bir yönetmen" demek, yaptığı işlere biraz haksızlık olur; o, ekranın arkasındaki gizli bir küratör.
Harris’in işlerini izlerken fark edeceksin; adamın bir imzası var. Öyle her yönetmen gibi dümdüz kadraj kurmuyor, duyguyu seyircinin boğazına düğümlemeyi seviyor. İşte onu vazgeçilmez kılan birkaç nokta:
Harris denince akla gelen ilk durak elbette Black Mirror oluyor. "San Junipero" bölümüyle sadece Emmy kazanmakla kalmadı, televizyon tarihinin en dokunaklı anlarından birine imza attı. O bölümü izleyip de duygulanmayan varsa, muhtemelen kalbinde bir sorun olabilir! Bunun dışında Misfits ve The Clearing gibi yapımlarda da ne kadar geniş bir yelpazeye sahip olduğunu defalarca kanıtladı.
Özetle; Owen Harris, televizyonun vasatlık havuzunda boğulmak istemeyenler için bir can simidi gibi. Şimdi, senin için titizlikle seçtiğimiz içeriklere geçme vakti. Hazırsan, bu yönetmenin dünyasında derin bir tura çıkıyoruz; kemerlerini bağla!