IMDb

Sıradan sinema külliyatlarından, üzerine toz konmuş yönetmen biyografilerinden sıkıldıysan doğru yerdesin. Sinema dediğin sadece görüntülerin birleşimi değil, bir yönetmenin hayata bakış açısının vizyona yansımasıdır. Bugün, İngiliz mizahının keskinliğini ve hüznü harmanlamayı iyi bilen, sinemanın "kendi halinde ama derin" dâhisi Mark Herman’ın vizörüne giriyoruz. Hazırsan, bu adamın neden radarımızda olması gerektiğini inceleyelim.
Mark Herman, öyle her gün karşımıza çıkan, sürekli büyük bütçeli aksiyonlarla gişeyi parselleyen yönetmenlerden değil. O, İngiliz sinemasının kendine has o soğuk mizahını, dramın tam kalbine yerleştirmeyi başaran bir hikaye anlatıcısı. 1954 doğumlu bu arkadaş, aslında sinemaya biraz tersten giriş yapmış bir mühendislik ve animasyon geçmişine sahip. Ancak kalemi eline alıp yönetmen koltuğuna oturduğunda, özellikle 90’lar ve 2000’lerin başındaki çalışmalarıyla bağımsız sinemanın altın çocuklarından biri haline geldi. Onun sinemasında kahkahalarınızın ortasına bir anda yumru gibi oturan o hüzünlü gerçekliği mutlaka hissedeceksiniz.
Herman’ın filmlerini izlerken "Şimdi gülmeli miyim, yoksa oturup ağlamalı mıyım?" ikilemine düşüyorsan, doğru yoldasın. Yönetmen, izleyiciyi manipüle etmekten ziyade, karakterlerini en çıplak halleriyle ortaya koymayı seviyor. İşte onu vazgeçilmez kılan birkaç nokta:
Editörün Notu: Mark Herman, sinemada "az ama öz" felsefesini benimseyen nadir isimlerden. Onun filmlerinde estetik bir kaygıdan ziyade, insan hikayesine odaklanan bir samimiyet bulacaksın. Şimdi vakit kaybetmeden, senin için derlediğimiz bu özel seçkiye göz at; Herman’ın dünyasında kaybolmaya hazırsan başlayalım!