IMDb


Sinemanın her köşesini didik didik eden, "yine ne izlesek?" sancısı çeken o gerçek sinema tutkunu burada mı? Harika, çünkü tam aradığın yerdesin. Listelerimize dalmadan önce, beyaz perdenin dahi çocuğu, türlerin efendisi ve sosyal sınıfların cerrahı Bong Joon-ho’ya derin bir saygı duruşunda bulunmamız lazım. Klişelerden nefret eden, sinemayı bir oyun alanı gibi kullanan bu adamın zihnine girmeye hazırsan, başlayalım.
Bong Joon-ho, sadece bir yönetmen değil; o, izleyiciyi gülümsetirken bir anda boğazına düğüm atan bir illüzyonist. Güney Kore sinemasının evrensel dile tercüme edilmesinde başrol oynayan Bong, janrları birbirine çarpıştırarak ortaya bambaşka bir kimya çıkarmayı çok iyi biliyor. Bir an bakmışsınız kara mizahın ortasındasınız, bir an sonra kendinizi iliklerinize kadar işleyen bir toplumsal eleştirinin tam merkezinde buluyorsunuz. O, sadece film çekmiyor; sinematografik bir deneyim tasarlıyor.
Onun filmlerini izlemek, sanki yönetmenin sizinle bir "poker masasına" oturması gibi. Elindeki kağıtları başta göstermiyor, sizi şaşırtıyor, ters köşe yapıyor ve sonunda masadan galip ayrılan taraf yine o oluyor. İşte Bong Joon-ho sinemasını vazgeçilmez kılan birkaç nokta:
Eğer Bong Joon-ho külliyatına yeni gireceksen veya "Şunu da bir daha izleyeyim" diyorsan, şanslısın. Aşağıda, bu dâhinin kaleminden çıkan en sağlam yapıları senin için sıraladık. Parasite ile Oscar tarihini nasıl değiştirdiğini hatırlayıp, Memories of Murder ile dedektiflik hikayelerinin aslında ne kadar "insani" olabileceğine tanıklık etmeye hazır ol. Şimdi, kahveni hazırla ve sinemanın bu altın çocuğunun dünyasında kaybolma vakti!