IMDb


Sinemanın mutfağında neler döndüğünü merak edenlerdensen, kulaklarını dört aç; çünkü şu an sadece bir ses teknisyeninden değil, kulak zarlarımızın mimarından bahsediyoruz. Eğer bugün bir ışın kılıcının vızıltısı zihninde yankılanıyorsa veya R2-D2’nun o kendine has "bip-bop" seslerini duyduğunda istemsizce gülümsüyorsan, bunun tek bir sorumlusu var: Ben Burtt. Çoğu insan ekrandaki yüzlere odaklanırken, biz burada gerçek büyücülerin, yani o ikonik sesleri yoktan var edenlerin peşindeyiz. Şimdi gel, bu efsanenin sinema dünyasını nasıl şekillendirdiğine yakından bakalım.
Ben Burtt, 1948 doğumlu bir dahi; ama öyle kağıt üzerinde yazan bir biyografi değil, doğrudan sinema tarihinin "ses tasarımcısı" titrini yaratan isim. Aslında o, bir ses mühendisi olmaktan ziyade bir ses avcısı. 1970'lerde George Lucas'ın kapısını çalıp Star Wars evreninin o tuhaf, mekanik ve organik dünyasını sıfırdan inşa etmeye başladığında, aslında sinemadaki "ses tasarımı" kavramının temellerini atıyordu. O, bir kayıt cihazı ve biraz hayal gücüyle, sıradan bir televizyonun parazitinden veya bir İngiliz anahtarının kabloya sürtünmesinden galaksiler arası bir efsane yaratabilen tek adam.
Onu "sesçi" diye geçiştirmek, Kubrick'e "filmci" demekle aynı şey. Burtt'un olayı, dijital efektlerin bu kadar kolay olmadığı dönemlerde, gerçek dünyadaki sesleri manipüle ederek izleyiciyi o atmosferin içine hapsetmek. İşte onun imzasını taşıyan ve sinema tarihine geçen bazı çalışmalar:
Ben Burtt, sinemanın duyulmayan ama hissedilen kalbi. Bir filmi izlerken sadece görselliğe takılıp kalıyorsan, büyük bir resmi kaçırıyorsun demektir. Burtt, sinemanın "duyusal" tarafını değiştirdi. Şimdi, bu büyük ustanın dokunuşlarını ve sinema dünyasına kattığı o eşsiz atmosferi sindirdiğine göre, senin için seçtiğimiz efsane içeriklere dalma vakti geldi. Sıkı dur, çünkü burada sadece kaliteli film önerileri yok, aynı zamanda sinemayı farklı bir "frekanstan" deneyimlemeni sağlayacak rehberler var.